Kapitalist ve Marksist Eleştiri: Çalışmayın Sevişin
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2021 73. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 23:55
Burjuvanın soylularla savaşı uzun yıllar süren kanlı bir savaştır. Bu savaşta burjuva demokrasi ve sekülerleşmeyi göndere çekmiştir ve nihayet savaşın galibi burjuva olmuştur. Savaştan sonra burjuvanın kendini konumlandırdığı alan değişmiş, daha çok dinsel alana kaymışlardır. Bir başka deyişle burjuva savaştan galip geldiği andan itibaren eylemlerini dinsel bir zemin üzerine kurmuştur. Çünkü din sömürge aracı (duyguları empoze ederek maddi çıkar ve meşruiyet sağlama aracı) olarak kullanılmaya oldukça müsait bir alandır. Burjuva kendi pisliklerini örtbas etmek için kullandığı dini yer yer çarpıtmış ve kendi çıkarlarına göre yorumlamıştır. Bu meselenin daha iyi anlaşılması için en yakınımızda olan siyasal islamın ne olduğuna bakılabilir. Burjuva ahlakı (aynı zamanda kapitalist ahlak da denebilir) ıstırap çekmeyi ve çalışmayı yücelten bir ahlak sistemidir. Bunlarca emek sömürüsünün ıstırap çekme ve çalışma konularında meşruiyet kazandırılması oldukça basit ve anlaşılırdır. Çünkü sömürdüğünüz insanları sömürmeye devam etmek için onları çalışmaya teşvik etmeli, çektikleri acıları kabullenip öğrenilmiş çaresizlik duygusuna sürüklenmeleri için de ıstırabı öğütlemelisiniz. Peki, proletarya bir toplumda şalter görevi görürken, bu denli güçlüyken, nasıl bu hale geldi? Bir avuç insan koca bir işçi sınıfını sömürebilecek meşruiyeti ve sahtekarlığı nasıl sağladı? Yazar bu soruların sebebini işçi sınıfının deliliğinde buluyor ve asıl faturayı onlara kesiyor. Aslında anlaşılabilir bir durum, çünkü proletaryanın saplandığı bataklığın bir sonucu olarak burjuva bu kadar güç kazandı. Lakin meselenin daha öncesine gidersek proletaryanın hangi araçlarla ve komplolarla bu bataklığa sürüklendiğini görebiliriz. Bataklıktaki proletaryadan ziyade onu bu bataklığa iten burjuvanın asıl suçlu olduğu görüşündeyim. İllaki bir günah keçisi seçeceksek bu seçimin müsebbibi zannımca proletarya olmamalıdır. “Tembellik tüm kusurların anasıdır” yazmıştı Yeraltından Notlar eserinde Dostoyevski. Eğer tembellikten anladığımız zihinsel bir durumun işlev göstermemesi ise, proletaryanın kusurlarının nedenini ve çözümünü tembellikte arayabiliriz. Çalışma aşkıyla yanıp tutuşan proletaryanın tembelliği zihinsel bir tembelliktir. Ürettikçe üretir, dolaylı olarak tükettikçe de tüketmek zorundadır sistemin sürdürülebilir olması için. Makinelerin günümüzde birçok işin üstesinden geldiğini biliyoruz. Hal böyleyken insanlar neden eskisinden de uzun süre çalışma koşullarına maruz kalıyor anlamış değilim. Nedenlerini anlıyorum ama makul gerekçesini anlamıyorum. Sanat ve soylu davranışlar için, fikir üretimi için, daha makul bir yaşam için tembellik gereklidir. Bu gereklilik, insanın kendiyle baş başa olma gerekliliği olarak da okunabilir. Gününün yarısını çalışarak geçiren bir insan, hayatını sürdürmek için günün diğer yarısında da muhtemelen ıvır zıvırlarla uğraşacak, dinlenmeye çalışacak ama ancak dinlenebilecektir. Bu insanların vahim durumunun devam etmemesi için gerekli olan koşullar sağlanacaksa, yine o aynı insanların çalışma aşkından vazgeçerek, öğrenilmiş çaresizlik duygusunu söküp atarak, kendilerine ve daha adaletli ve sağlıklı bir yaşama yelken açmasıyla sağlanır. Bu kazanım hiçbir zaman kolaylıkla olmayacaktır, çünkü tarihin hiçbir döneminde güç elde edenler güçlerini sevecenlikle ve coşkuyla teslim etmemiştir.
Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Kırmızı Kedi Yayınları · 201413,3bin okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.