Puan vermedi·131 syf.··
2021 59. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2021 13:49
Mahkûmların korkulu rüyası olan giyotine dair... Arkadaşlar öncelikle herkese merhabalar. Bir soru soraraktan başlamak istiyorum incelemeye. Biz insanlar bize zararı olabilecek materyallere fanatiksel olarak bağlılığı hangi amaç doğrultusunda alıyoruz acaba? Örneklerle anlatacak olursam eğer; mesela silahı icat eden insanı düşünelim. Silahı niçin icat etmiştir sizce? Ben şöyle düşünüyorum: İnsanoğlu var olduğundan bu yana çeşitli ihtiyaçların doğmasıyla birlikte ve bu ihtiyaçların giderilmek amacıyla insanlar kendilerine çeşitli uğraşlar ve amaçlar edindiler. Bu uğraşlar sonucunda kimi zaman ateş, kimi zaman tekerlek, kimi zaman telefon, kimi zaman silah, kimi zaman bomba...gibi gibi bir çok araçlar ortaya çıkmıştır. İşte silah denilen kavram da özünde gelişmişlik göstererek şu an ki çeşitli binlerce silah haline gelmiştir. Peki, eskiden avcılık, eğlence gibi amaçlarla kullanılan silahlar sonradan neden insanların birbirinin hayatlarına son vermek amacıyla kullandığını sormak gerekir. Bir başka örnek daha vermek istiyorum ve kitapla ilgisi olan giyotin mesela. Giyotin çeşitli düzenekler üzerine kurulu ve keskin bir jilet veya metal parçasıyla insanların kafalarını vücutlarından ayıran bir materyal. Bunu icat eden insan niçin böyle bir şey icat etmiştir sizce? O zaman ki adalet şartları mı bunu gerektirdi? Veya adaletsizlik şartları mı? Bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki giyotine yatırılan insanın ölmesinden keyif alan ve büyük bir heyecanla ölmesini dileyen insanların tıpkı giyotine yatırılan insan gibi kimi zaman kendileri yatırıldı kimi zaman ise tanıdıkları, akrabaları. O zaman yeniden soruyoruz bize zarar verebilecek kapasitesi olan bir durumu biz niçin savunalım? Acaba o dönemki insanlar giyotinin inip kalkmasından sonra yerde yuvarlanan kelleden mi hoşnut oluyorlar yoksa şah damarından çıkan kanın bir gölet yapmasından mı keyifleniyorlar belki de kendilerince o dönemde yaşanmış suçlara karşı böyle bir "adalet" sistemi mi kurdular? Her ne olursa olsun hiç bir insan kendi adaletini kuracak diye bir başkasına verilen tek yaşama hakkını elinden alamaz. Her ne olursa olsun idam, giyotin, silah vs çeşitli araçlarla yaşama hakkı son bulmamalıdır. Peki nasıl bir sistem kurulmalı diye sorulacak olunursa eğer? Cevap olarak tek kelime yeter "ADALET". Adalet olmalı, suça işlenilen oranda ceza verilmeli. Kayırma olmamalı. Hak ve hukuk ön planda olmalı. Bir idam mahkumunun son günü, konusu genel itibariyle giyotine dayandırılmaktadır. Bununla birlikte giyotine maruz kalınan insanın duygularının tasvir edilişi de ihmal edilmemiştir. Kısa, akıcı ve güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Geçmişte her ne kadar da insanların çeşitli saçmalıklara maruz kalınarak yaşamlarına son verilmesine rağmen hakiki adaletin hüküm süreceği yeni yıllarımızın ve geleceğimizin olması dileğiyle... Esen kalın, sevgili gerçek okurlar :)
1000Kitap
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.