Erkeklerin hüküm sürdüğü, Prenslerin sözünün geçtiği, kumalığı normal gören ve kadınların hor görüldüğü Ülkede doğmuştu Fahd. 12 yaşında evlendirilen ve 15'nde baba olan Fahd sevgi, aşk neydi bilmeden büyümek zorunda bırakılmıştı. Taki Pelin'i görene kadar.
Pelin ise özgür ruhlu, biraz hırçın ayakları yere basan öz güveni tam ailesi tarafından prenses gibi büyütülen Esme ve Rüzgâr Karalı'ın biricik kızlarıydı.
Pelin sevgilisi Amir'in renkli hayatına kapılıp ailesine küçük bir yalandan birşey olmaz deyip Fas'a iş görüşmesi için gideceğini söylediği gün yolunun Fahd'a çıkacağını bilmiyordu. Lüks araçla Fas'in görkemli yollarında ilerlerken kader ağlarını örmüştü ve artık hiç birşey eskisi gibi olmayacaktı.
O gece başladı herşey Pelin sevgilisi Amir ile gittiği partide kısa süreliğine Amir den ayrı kalmıştı. Dillerini bilmediği için canı sıkılan Pelin Amir'i bulmak istemiş fakat kaybolup kendini köle pazarının tam ortasında bulmuştu. Artık iki eşi olan ve iki kız babası Fahd'a köle olarak satılmış kuma olmaya, erkek çocuk dünya ya getirmeye mahkum bırakılmıştı.
Pelin'e göre eli kılıçlı hiç düşünmeden, acımadan can alan, kalpsiz, zalim, aslan terbiyecisi olan Fahd'ı ve köleliği ve kumalığı kabullenecek mi?
Yoksa kabullenmediği bu düzenden kurtulup sevgilisi Amir'le mi devam edecek?
Yazarımız Müjde hanım toplumumuzun özellikle doğu bölgelerinde hala devam etmekte olan çok eşliliğe, kumalığa kanayan yaramiza değinmiş.
Okurken çok etkilendigim sahneler oldu kadınlara yapılan zulümler, tacizler, tecavüzler hatta kadının kadına yaptığı türlü işkenceler kanımızı donduran cinsten di.
Kitabı her ne kadar başarılı bulsamda gereksiz uzatılmış olduğunu düşünüyorum puntolarının küçük olması ve yayın evi kaynaklı kelime hataları kitabı biraz zorlamış. Onun dışında okunması gereken sizi sayfalar arasında sürükleyecek, heyecanı hat safhada yaşatacak bir kitap #kalpsiz Müjde Aklanoğlu