·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ekim 2021 19:35 Bir eleştirmene göre Perde Arası, ‘İngiliz dilinde intihardan önce yazılmış en uzun mektup.’ Bu cümleden de anlaşılacağı gibi Virginia Woolf’un ölmeden önce yazdığı son romanı. Bir önceki romanı Yıllar’da klasik yazım tarzını denedikten sonra, Perde Arası’nda tekrar bilinç akışı tekniğine dönmüştür. Bu romanı II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere hava saldırılarına uğrarken büyük bir depresyon ve korku içinde yazmış Woolf. Kitabı tamamladıktan 2 ay sonra da intihar etmiştir. Roman ölümünden sonra eşi tarafından basılmıştır.
Hikaye İngiltere kırsalında bir köyde, 1939 Haziran’ında bir günde geçiyor. Köydeki toprak sahiplerinden birinin bahçesinde her yıl, köy halkının da katılımıyla geleneksel olarak bir tiyatro sergilenmektedir. Bu yılki oyunun konusu İngiltere Tarihi’dir. Oyunu köyde yaşamaya başlayan bir oyun yazarı Miss La Trobe yazmış olup yönetmenliğini de o yapar. Köy halkından oluşan oyuncular tarafından oynanır oyun. Romanda iki metin var. Bir tanesi romanın metni bir tanesi de sergilenen oyunun metni. Bu iki metin roman içinde birbirine geçmiştir. Perde Arası’nda bir yandan karakterlerin iç dünyaları sergilenirken geri planda da ikinci dünya savaşı öncesindeki iklimden esintiler yer almaktadır.
Virginia Woolf okumamış kişilere bir şey ifade etmeyebilecek ama Woolf sevenler için mutlaka okunması gereken bir roman. Virginia Woolf, hayatta yaşadığı zorluklar, travmalar ve eşitsizliklere rağmen başardıklarıyla benim kalbimde çok özel bir yere sahip bir yazar. Yazdıklarına negatif bir eleştiri yapmam mümkün değil ki ben eleştirmen de değilim. Her eserini büyük bir zevkle ve pozitif ayrımcılıkla okurum.
Thomas Mann sonrası beni kendime getirecek kitap İlknur Özdemir çevirisi bir Virginia Woolf romanı olabilirdi. Ben Woolf eserlerini okurken İlknur Özdemir çevirilerini tercih ettim. Farklı çevirmenleri okuyunca çevirinin önemi fark ediliyor.