·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Kasım 2021 00:15 Kitabın ismi yabancı gelmişti bana aşina olmadığım bir kelime NİM..sonra öğrendim ki Nim yarı demekmiş. Yarım kalan.. Kitabın içeriği ile başlığı cuk oturmuş diyebiliriz. Kitabın başlığı bile kitabı okumamız için merak uyandırıyor..
"Yapamıyorum. Hep eksik kalıyor!" demişti Nedim amca.
Alzheimer hastalığına yakalanan emekli öğretmen Nedim amcamız hergün birşeyler yazmayı deniyor. Ya okuduğu bir kitaptan, ya çalan bir müzikten ya da çıkan bir haberden etkilenip o konu üzerine biseyler yazmaya çalışıyor. Yazarken unutup yarım kalıyor. Günün sonunda da kilitli sandığa kapanıyor tüm yazılanlar. Ama her gün azimle bıkmadan yazmaya devam ediyor. Acaba tamamlayabildi mi?
Karısı Nezehat teyzeyle olan sohbetleri de aile sıcaklığını hissettirmiyor değil. Ayrıca karısının ölümünden sonra ona yazdığı mektuplar insanı derinden etkiliyor. (Syf 119) "Nezehat, çiçek örtülere sardığım ilk gençliğim, olgunluk yaşım, sükûn ihtiyarlığım..
Sana doğru yapıyorum sessiz kaçışlarımı. Sessiz ama hüzünlü... bir o kadar da eksik.."
Sonra Nezehat teyzenin sözleri geliyor aklıma (syf 52) "....Eksikken daha değerli olur belki." Eksiklerimizle varız bu hayatta. Belki de her şey eksikken daha değerlidir de biz farkında değilizdir.
Emrah hocam kaleminize sağlık! Severek okudum. Böyle güzel eserlerin devamının geleceğini ümit ediyorum. Mürekkebinizin hiç kurumaması dileğiyle...