·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Kasım 2021 13:09 Cengiz Aytmatov'un bu kitabını tesadüf eseri gördüm, daha önce böyle bir kitabın varlığından bile haberim yoktu. İlgi çekici bir kapağı ve adı olduğu için de alıp okumak istedim. Daha önce okuduklarımızdan farklı bir Aytmatov kitabı karşılıyor bizi, bunu okuduğumuz ilk cümlelerden bile anlamak mümkün.
Kitabın konusuna geçmeden önce Kassandra'dan bahsetmek daha doğru olur diye düşünüyorum. Kassandra Yunan mitolojisindeki bir kahraman. Geleceği görme yetisine sahip olan bu kadın, Tanrı Apollon tarafından lanetlenir. Bu yüzden Kassandra geleceği görecek, ancak gördüklerine hiç kimseyi inandıramayacaktır.
Biraz da kitabın konusundan bahsedelim şimdi. Rus bir astronot olan ve kendini rahip Filofey diye adlandıran bilim insanı, uzaydaki görevi sona ermesine rağmen dünyaya dönmeyi reddederek orada yaşamaya karar verir. Ve uzayda yaşadığı süre boyunca bilimsel araştırmalarını sürdürerek insanlık tarihi için çok önemli keşiflere imza atar. Rahip Filofey, anne karnındaki embriyoların genlerinde var olan hayat korkusu sebebiyle doğmak istemediklerini, bu sebeple de annelerine ve dünyaya bir mesajla bunu belirttiklerini fark eder. Ve bu mesaja Kassandra Damgası adını verir.
Embriyoların yaşam korkusunun sebebi, dünyadaki insanların yaptıkları akıl almaz kötülükleridir. Bunu hisseden embriyo, verdiği işaret ile doğmak istemediğini belirtir.
Bu akıl almaz keşif ile, Rahip Filofey insanlara başka bir dünyanın, daha iyi dünyanın kapılarını açtığına inanır, ancak dünyada yaşayan insanların bambaşka düşünceleri vardır. Rahip Filofey'in kaderi tüm bu kaos ortamında, Amerikalı Fütürolog Bork ile kesişecektir.(Fütürolog: gelecek hakkında tahminlerde bulunan bilim insanlarına denir.)
Konuyla ilgili bazı boşluklar bulunsa da, kitabı bilimkurgu kategorisinde değerlendirmek mümkün. Cengiz Aytmatov'un o çok iyi bildiğimiz çizgisinden ayrılarak böyle bir kitap yazması da takdire şayan. Ayrıca Aytmatov'un ilk defa ana mekan olarak Rusya veya Kırgızistan'da geçmeyen tek romanı.Zaman zaman Sovyet Rusya'ya atıflar yapılsa da ana mekanın Amerika olduğunu söyleyebiliriz.
Kitap ile ilgili yapacağım tek olumsuz eleştiri ise yayınevinin yaptığı çeviri olacaktır. Umarım Ötüken Neşriyat en kısa zamanda kitabın baskısına bünyesinde yer verir.
Hepimizin bildiği klâsik Cengiz Aytmatov çizgisi ile taban tabana zıt , ancak çok başarılı bir eser. Kıyıda köşede kalmayıp, mutlaka okunması gereken bir kitap.
Herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.