Gönderi

10/10
·408 syf.··
2021 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2021 23:01
"Ama belki de yeni bir şeyin doğması için her şeyi yıkmamız gerekiyordur. Ölümden hayat doğar." Garner Kasabasında erdem yılı hakkında konuşmak yasak. Bu kasabada her 16 yaşına basmış genç kız; kasaba dışına, vahşi doğaya, ıssız bir ormana götürülüyor. Neden peki? Çünkü kasabadaki erkekler kadınların sihirleri olduğunu, bu sihirleri sayesinde onları etkisi altına alabileceklerini sanıyorlar. Bu yüzden de onları bir yıl boyunca yaban hayatta yaşamaya mahkum ediyorlar. Oraya gitmeden önce de Genç kızların örgülerine kırmızı bir kurdele bağlanıyor ve sanki evcil bir hayvanmış gibi bazı erkekler tarafından "sahiplenilip" duvak alıyorlar. Bir düşünsenize eğer geri dönemezseniz ve cesediniz bulunmazsa sizin kız kardeşiniz sürgüne gönderiliyor! Geri dönerseniz eğer ki duvağınız varsa sizi sahiplenen erkekle evleniyorsunuz. Eğer duvağınız yoksa bir araziye ya da çalışma kamplarına hizmetçi olarak gönderiliyorsunuz. Kitap, baş karakterimiz Tierney'in erdem yılında yaşadığı şeyleri anlatıyor. Ona göre sihir diye bir şey yok. Bu saçma düşüncelerin kendi öfkelerinden ve kıskançlıklarından doğduğunu düşünüyor. Orada kendi amaçları uğruna ayakta kalmak ve bu yaban hayatı en iyi şekilde atlatmak zorunda. Ne var ki oradaki kızların kendi kıskançlıkları ve hırsları gözlerini kör ettiği için kimse Tierney'e güvenmiyor ve sihrin gerçek olduğuna inanıyorlar. Ama Tierney kolay kolay pes etmiyor tabii ki... Şimdi devam ederdim ama ne söylesem spoiler olacak. O yüzden susuyorum. Her sayfasında yeni bir macera, yeni bir gizem ortaya çıkıyor. Sayfaları nefesinizi tutarak ve bildiğiniz tüm duaları okuyarak çeviriyorsunuz :)) (beni okurken görmeniz lazımdı her sayfayı çevirirken bir dua okuyordum o kadar heyecanlıydı.) Günümüze çok güzel göndermelerde bulunan, kadınların yaşamının zorluğundan bahseden, hem çok gerçek hem çok acı bir kitap. Genç kızların isterlerse her şeyi başarabileceğini, tek yapmaları gerekenin birbirlerine güvenmeleri gerektiğini, erkeklerin bir malı olmadıklarını ve özgürce yaşayabileceklerinin kanıtı bu kitap. Okuduğum en sağlam distopyaydı. Yürek burkan bir hayatta kalma hikayesi... Bence herkesin ama herkesin -erkekler de dahil- bu kitabı okuması gerekiyor. Kitabı bitirdikten sonra içim burkuldu. Sonu hem iyi hem kötüydü (okuyucunun hayal gücüne bırakıldığı izlenimini aldım) ama bir şeyler içimde eksik kalmış gibi hissettim. Sanki her şey daha farklı olabilirmiş gibi...
Erdem YılıKim Liggett · Yabancı Yayınları · 20221,703 okunma
·
405 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.