Modern Klasikler Serisi'nin 18nci kitabı, Stefan Zweig'ın biyografik eserlerinden "Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar".. Usta Yazar bu kitabında, evveli vaktinde edebiyat dünyasına damga vurmuş 3 önemli ismin yaşamlarına her yönüyle değiniyor..
Bu önemli 3 ismin birbirinden farklı hayat görüşüne sahip olmasına rağmen aynı potoda buluşmasının sebebi; her birinin ironik yaşantılar içinde olması ve bir nevi kendi hayatlarının şairi olması. 3 yazarın ortak noktası da: kendi otobiyografilerini yazmış olmaları.
Zweig, Casanova - Stendhal ve Tolstoy 'u öyle güzel anlatıyor ki; ustalar kendini anlatsa bu kadar güzel anlatamaz! Duygular bu kadar güzel dile gelemez. Zweig bu kitabı yazmak için belki de 30 yıllık edebi birikiminden faydalanıyor... Tüm bunları yazabilmek için bu 3 yazarın tüm eserlerini hatim etmiş adeta..
Kitap ilk 'Casanova' ile başlıyor. Çapkınlar çapkını, kumarbazların en gediklisi, İtalyan aygırı Casanova! Her gününü farklı bir kadınla geçiren ve her anında kumar oynayabilen gerçek bir üst akıl.. Latince, İngilizce, İspanyolca, Almanca biliyor kendisi ve eskrimden tutun da bilardoya kadar bilmediği şey yok! Her ortama, her koşula, her an'a ayak uydurabilen biri. Senelerce çapkınlığıyla anılsa da ; o hayatını anlattığı biyografisi ve yazdığı şiir ve denemeleriyle asla ama asla unutulmuyor..
İkinci kısım Marie Henrie Beyle ait! Biz onu 'Stendhal' olarak tanıyoruz daha sonraları.. Yazdığı her denemesinde farklı bir ad kullanan ve asla kendi kimliği ile önplanda olmayan biri. Kadınlar konusunda romantik ama asla onlarla yakınlaşmayı başaramayan çekingen bir karakter. Duygularını müthiş üsluplarla yazıya dökebilmekte anca bunu pratikte yapamıyor.
Gençliği askeriyede ve orta yaşlılığı diplomasi kimliği ile geçmiş. Hayattan sıkılıp mutsuz olduğu ve intiharı düşündüğü bir anda en önemli eseri olan Kızıl ve Kara'yı kaleme almış. En önemli eseri Parma Manastırı ise bir şaheser! Stendhal reelist bir yazar ama romantik de. Gerçeklik olgusunu iyi hisseden ve iyi harmanlayan bir yapıda. Zweig'a göre : Stendhal, kendine dürüst olabilen ender biri
Kitabın üçüncü kısmı dev yazar Tolstoy'a ayrılmış. Hayatı, şatovari evinde zenginlikle geçen Tolstoy'un mutsuzluk duymasına sebep tek bir gaye yok! Ama O, Tanrı 'yı ve Ölüm' ü sorgulamaya başladıktan sonra huzursuz oluyor! O andan itibaren de 'deli bir dahi' misali yaşamına yön veriyor.. Savaş ve Barış kitabını yazarken şunları ifade ediyor : Eğer Stendhal Parma Manastırını yazmasaydı ben şu anda Savaş ve barışı yazamazdım.. Tolstoy 'a göre herşey bir diğerinin sebebi aslında. Hiçliği yoklayan ve onu kovalayan Rus Yazar, Zweig'ın kaleminde tornadan yeni çıkmış bir süs eşyası kadar kıymetli olmuş..
Güzel bir biyografi.. Çok dolambaçlı ve zor cümlelere sahip ama sonuçta yılların emeği var ortada. Saygıyı, takdiri hakkediyor. 10/8.5
Herkesea iyi okumalar