Gönderi

1 Yorum
öğle arasında siteye öylesine bir göz gezdirirken denk geldim hikayenize. Başladığım gibi de kelimeler, cümleler derken sonunda buldum kendimi. Elinize sağlık. Kısa fakat oldukça etkileyici bir hikaye olmuş okurken keyif aldım. Sonunda aklımda kalan soru da: "yüklerimiz mi bizi bir yaratığa çeviriyor, yoksa gölgemize yabancılaşmak mı?" oldu....
Çok teşekkür ederim. Böyle etki edip, beğenilmesine çok sevindim. Aslında biraz daha farklı söylediğiniz iki şeyden de. Yürüdüğü yolu hayat, yola çıkma sebebini hatırlayamayıșını yaşamı seçemeyișimizdeki çaresizliğimiz, attığı her adımı hayatta geçirilen birer zaman dilimi, taşlar yaşadığımız, öğrendiğimiz iyisiyle kötüsüyle birer tecrübe, gölge de bizim kendimize olan saygı ve sevgimiz ile hayata karşı verdiğimiz tepki sonrası dünyanın, yaşamın üzerinde bıraktığımız etki, o korkutma ya da kendinden, yaşadıklarından verilen şeye göre bıraktığımız iz yaptığımız seçim. Yani ahlak kavramı biraz da kendimize olan saygımıza, davranışımızın dönüp dolaşıp bizi bir şekilde etkileyișine vurgu yapmak istedim. Yani yaratıkta, melekte içimizde bir yerde mevcut, biz hangisini istersek onu çıkarıyoruz ortaya. O da bir şekilde dönüp dolaşıp bizi etkiliyor fazlasıyla. Hangisi çıkarmamız gerekiyor peki, hangisi doğru? Asıl meselede bu ya...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.