160 syf.
·
9/10 puan
Ece küçük yaşta yaşadığı istismar sonucu sessizliğe bürünmüş, Adile annesinin onu fark etmesi ve yanına almasıyla hayatı değişmiş, şimdilerde kadın olmaktan nefret eden bir doktor haline getirmişti. Adile hanım ise annesi Hikmet hanımdan ona miras kalan 15 Eylül etkinlikliği 'Hırisi çorbası'nı kaynatan, güzel insanları etrafında toplayan, kızım diye sevdiği Ece' nin yaralarına merhem olmaya çalışan,doğurmakla ana olunmayacağının temsili bir kadın... Ece kendini bulmaya, sebepler arayıp artık düştüğü yerden kalkması gerektiğini düşündüğü bir gece ordan oraya elinde bir bıçakla dolanan Alper'e denk gelir. Hikayemizde bir biri ardına sure gelen tesadüflerle devam eder. Gerçekten ama gerçekten anne ne demek? Koruyup kollayan demek değil mi? Gerektiğinde dimdik duran,canını ortaya koyan demek degilmi? Hangi anne kocasından kızını kıskanır da onu banyoya kilitler? Gerçi neye sinirleniyorum. Benim burda okuduğum cümleler her akşam düzenli olarak haberlerde geçen cümlelerden sadece isim farkına sahip değil mi? Biz neden böyle insanlar olduk? Bugün kızına tecavüz eden, kendi torununa istismarda bulunan, bebeğini döven manyakları normal bulup, 2 beddua edip, doların yükselmesi ile ekonomimizin berbat oluşunu konuşarak konuyu normaleştirecek bu mantığa ne ara geldik? Bilmiyorum. İnanın bilmekte istemiyorum. Susmayın daha başka isim değişse de konusu değişen dostlarım susmayın. Toplum baskısı diyip, utanıp susmayın. Gerçi adaletin yerini bulmadığı bir ortamda sussan ne susmasan ne! Bu konuya ışık tutup, kaleme aldığı için sayın yazarıma teşekkür ediyorum.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
5
Beğeni
kamera
;