Gönderi

Puan vermedi·224 syf.··
2021 20. kitabı
·
109 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2021 02:13
"Ne de olsa umut hayal kırıklığına gebedir" Kitap, edebi özellik taşımasından çok günümüz ağzıyla yazıldığı için hem yabancılık çekmedim hem de ağır gelmedi. Bir solukta okunabilecek bir eser. Okumaya başlarken daha farklı beklentilerim vardı ama yine de beni şaşırtmayı başardı, sayfaları çevirirken heyecanı ve ilginç olay akışıyla ilgimi çekmeyi başardı. Ara ara gözlerim dolup ağlasam da son 5 sayfa beni çok duygulandırdı. Hayatın bize neler sunacağını hiç kestiremediğimizin altını çizen ve realist izler bulduğum bir kitap. Özetlemek gerekirse; nefes aldığımız süre boyunca anı yaşamalıyız. Hayatın bitmek tükenmek bilmeyen koşturmacaları içerisinde kendi yapmak istediklerimizi sürekli erteleyip robot gini sürekli bir kurala bağlı olmaktansa, duygularımız olduğunu hatırlayıp kendimiz için, iyi hissedebilmek için bir şeyler yapmalıyız. Yaşadığımız, sevdiklerimizin yanında bulunduğumuz her anın doyasıya keyfini çıkarmalı, bunun değerini bilmeliyiz çünkü bir saat sonra belki onlara veda bile edemeden diğer dünyaya göçmüş olabiliriz. Bunun bilincine vararak yaşamak, hayatımızı daha dolu ve anlamlı hâle getirecektir. Birkaç karakterden söz etmek gerekirse Esra ile Keskin'den bahsetmek istiyorum. Eminim bu karakterleri seven pek olmamıştır fakat değinmek istediğim konu; bir kimsenin hayatını, yaşamını bilmeden kimseyi yargılamamız gerektiği. Esra sevgilisi Selim'e sadık ve karakter sahibi bir sevgili olamasa da Bestegül Esra'nın çantasında buldugu günlükten bir sayfayı okuduktan sonra anlıyoruz ki Esra'nın da pek kolay bir hayatı olmamış; belki sevgisiz, ilgisiz büyümüş ve tek sevildiğini hissettirdiği Selim onun yaşama bağlanma sebebi olmuş. Keskin'e gelince; sürekli etrafindaki insanlarla dalga geçip, onlara zorbalık yapmasını, kendi içinde yaşayıp her geçen gün büyüttüğü korkuları, üzüntuleri saklamaya çalışmasına bağlıyorum. Üstelik kendi ile ilgili yaptığı itiraftan sonra içinde çok şey biriktirdiğini ama hiçkimseye anlatamadığını daha doğrusu pek de anlatılacak şeyler olmadığını anlıyoruz. Bestegül ile Oğuz'un arasındaki aşka gelirsek; ikisinin de farkında olmadan birbirlerine platonik olmaları beni mutlu etti fakat ikisinin de cesareti olmadığından, o enkaz anına kadar bunu öğrenemediler. Metroda her şeyi birbirlerine itiraf ettikten sonra ise artık çok geçti ve belki oradan hiç çıkamayacaklardı. Oğuz, Bestegülü ilk gördüğü koridorda yine onu görmeyi beklerken, Bestegül de koridordaki sınıfların birinde Oğuz'u izleyip acaba kimi bekliyor diye iç geçiriyordu oysaki ikisi de birbirlerini bekliyorlardı. Hayat ertelemeye gelmezdi, Bestegül Oğuz'a itiraflarını o gün yapsaydı o an sevgili olup sayısız anı biriktirebilirlerdi. Yine de o kısıtlı zamana ve tüm yaşanan olumsuz, korkunç olaylara rağmen o enkazın içinde Bestegül ve Oğuz birbirlerine arka çıktılar, o cehennem günlerini birlikte cennete çevirebildiler. Sonu mutlu bitmese de her ikisi çok güzel anlara şahitlik edip, hayatlarında ilkleri yaşadılar. Oğuz'la o enkazdan çıkıp birlikte doyasıya hayatı yaşayamasalar da Bestegül hayatının sonuna kadar unutamayacağı harikulade ve korkunç anılar biriktirdi o on üç kişi ile birlikte...
Yere Yakın Yıldızlara UzakEmine Tavuz · Epsilon Yayınevi · 201915,2bin okunma
·
3.679 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir şey soracağım Ben 13 yaşımdayım ve kitabın konusu çok hoşuma gitti. Sizce okuyabilir miyim? Ağır gelir mi?
Spoiler vermişsin tebrik ederim