Duygusuz bir yaşamın hüküm sürdüğü Faniler Kitabı dünyasında aksiyon ve heyecan hız kesmeden devam ediyor...
Serinin ikinci kitabı Ölümlü, genel itibari ile beklentimi karşılayan bir kitap oldu. Yer yer uzatılan betimlemelerin akıcılığı sekteye uğratması dışında keyifle okudum. Ayrıca karakter gelişimi ve başarılı olay örgüsü sayesinde beni etkileyen bu seriyi distopya ve fantastik kurgu seven herkese önerebilirim
------SPOİLER UYARISI-----
Serinin ikinci kitabının konusundan bahsedecek olursam, Rom kehanette bahsi geçen çocuğu,Jonathan, bulmuş ve tahta geçebilmesi için 9 yıl boyunca çöllerde yaşayıp Göçebe olarak adlandırılan savaşçıların yanına sığınmıştır. Kanıyla yaşam getiren Jonathan, Göçebe'lere hayat vermiş, topluluk tarafından hükümdar konumuna gelmiştir fakat bu yeterli olmayacaktır. Hala duyguları olmadan yaşayan Ceset adı verilen halk çoğunluktadır. Jonathan'ın hakkı olan tahta geçmesine çok az bir zaman kala Cesetlerin Hükümdarı'nın kardeşi Saric ona engel olmak için elinden geleni yapacaktır. İkisi de taht ve hükümdarlık için varını yoğunu ortaya koyacaktır, bu onların hayatına mal olsa bile...
------------------------------------------
İşte bu güzel kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı :
"Savaştan önce barış vardı.
Nefretten önce sevgi.
Bencil tutkulardan önce özverili hizmet.
Hiçbir zaman sönmeyecek sonsuz bir güzellik vardı.
Ancak yaşayanlar aynı zamanda hasta tutkulara ve bencil hırslara da mahkum oldu.Güç peşine düştüler.Kendilerine verilenden fazlasını tüketme peşine. Savaştılar.İnsan, insanı öldürdü.
Öfkeli ve kıskançlardı.Sevgi sahip olunamayacakların korunması ihtiyacıyla parçalandı.Bu insanlığın başarısızlığıydı! "