Hepimiz hayatımız boyunca en az bir kez keşke farkli kararlar verseydim, keşke başka bir hayatım olsaydı daha mutlu olurdum diye düşünmüşüzdür. Gerçekten böyle bir dünya varsa !!! Ama sonuçları beklediğimiz gibi olmuyorsa..
Nora, isten kovulmuş, kedisi ölmüş, evlenmeden iki gün önce yüzüğü atmış, hayatında onu mutlu eden hiçbir şey kalmayıncaya kadar üst üste mutsuz olduğu olaylar yaşamış bir genç kadın. Bu şekilde intihar etmeye karar veriyor. Gece yarısı ilaç aldıktan sonra (araftayken) karşısına gece yarısı Kütüphanesi çıkıyor. Burada sonsuz sayıda, yesilin her tonu, Nora'nin yaşama ihtimali olan hayatların yazılı olduğu kitaplar var. Nerede isterse yaşayabilir, kim olmak isterse olabilir. Kizimiz böylelikle yüzlerce hayati deneyimliyor. Pişman olduğunda kütüphaneye dönüyor. En mutlu olduğu hayatta ise ölene kadar kalabilir. Sonunda ise en önemli olan şeyin ne olduğunu anliyor.
En mutlu hayati bulabiliyor mu yoksa ölmeye mi karar veriyor son sayfaya kadar bunun meraki ile okudum.
Kurgunun temeli aslinda çoklu evren yasası, paralel evrenler kuramina dayanıyor. Şuanda kendi hayatımızı yaşarken ve kararlar alırken, ayni anda birçok hayati yaşayan biz var. Aldığımız küçücük bir kararla bile hayatımızın ne kadar farklı olabileceğini anladim. Nora ile birlikte sürekli bir sorgulama halindeydim ve kitap bittiğinde tam aydınlanma yaşadığımı söylesem yalan olmaz. Bilimsel temeli olan kurguyu masalsı bir dille aktarmış yazarimiz. Okurken fazlasıyla zevk aldım. Uzun süre kurgusunu da karakterini de unutamam. Bu kitabi lütfen okumayan kalmasın.