En sevdiğim serilerden birinin son kitabini okuyup geldim. hemen yoruma geçmek istiyorum. O kadar muhteşemdi ki ne desem az kalacak. Nesta'nin kendi travmasiyla yuzlesmesi, Cassian'la olanlar, Feyre'nin çaresizliği, Korku Ganimetlerini bulma çabası, insan kraliçenin intikam yemini ve Kan Ayini derken tempo bir an bile düşmez mi.. Nesta'nin gücü dünyayı ayaklarına sermeye yeterdi ama ondan vazgeçme sebebi..öyle can alıcı bu noktayı ki ağlamamak için zor tuttum kendimi.
Nesta- Gwyn-Emerie arkadaşlığı..Bu kızlar ciddi anlamda hem birbirlerini hem kendilerini kurtardılar. Küllerinden yeniden doğdular. Arkadaşlık nasıl olsun, işte böyle olsun yaa. Valkyrie'lerim, vahşi kızlarım benim dağa tirmanmadan önce birbirlerine yaptiklari itirafları okurken tüylerim diken diken oldu. Nesta'nin arkadaşları için savaşması ve son anda Cassian ile olanlari okurken kalbim atmayi bırakmıştı. Baska ne desem ki bu kitapta duygu yoğunluğu çook fazlaydi. Neler oluyor neler. Sayfalarca yorum yapmam lazim.
MUH-TE-SEM-Dİ
Serinin en sevdiğim kitabi Sis ve Öfke Sarayidir. Ondan sonra en çok etkilendiğim ve sevdiğim kitap oldu net. Aşk kadin Sarah ne yazacağını o kadar biliyor ki aşığım..
P.s. Azriel ve Gwyn arasında hiçbir şey olmuyor söyleyeyim. Sadece fanlarin yakıştırması.. ben bu beklentiyle okuduğum icin biraz üzüldüm. Azriel'i Elain ile hiç yakıştıramıyordum zaten. Olacaksa Gwyn olsun. Sarah fanartlarin hatirina #gwynriel için de bir kitap yazar umarım. Rhys ve Cass'den sonra sıra Azriel'de olmalı diye düşünüyorum ve gidiyorum