Retelling okumayi sevenler Romeo Juliette hikayesini ayri severim. Hele bir de ana karakterler düşman çetelerin varisleri olunca aşk ve şiddet boyut değiştiriyor. Bu hikaye tam benlikti.
Hikaye Şangay'da ortaya cikan ve ölüm saçan bir yaratığın görülmesiyle başlıyor. Ölümler iki düşman çetenin üyelerine kadar siçrayinca ortak çalışmalari kaçınılmaz oluyor. Ama düşmanlıkları o kadar derin ki ortaklık kurulmadan bozuluyor. Spoiler olmasın diye söyleyemediğim bir olayın ardından Beyaz Cicekler varisi Roma Montagov ve Kizil Çete varisi Juliette Cai, şehri ele geçiren deliliği ortadan kaldırmak için ailelerinden gizli canavar avına çıkıyor. İşleri çok zor olacak çünkü birlikte görünürlerse ikisi de öldürülecek. Aşık olduklarını da düşününce hikaye kendini merakla okutuyor. Hikayenin birkac yerinde orijinal eserden sahneler okumak çok hoştu. Sadece hikayenin giriş kısmının gereksiz uzatildigini düşünüyorum. Benim için kitap çiftin ortaklığı başladığında yani 200 sayfa sonra başladı. Ayrica birkac romantik sahne dışında ciftimizin özel anlarına sahit olamıyoruz. Yani baştan sona romantik bir kitap beklemeyin daha çok suçlara yönelik bir hikayeydi.
Roma beklediğim gibi bir karakter değildi. Yani bir insanın suç çetesinin varisi olması ama şiddetten nefret etmesi değişik geldi. Ona rağmen güçlü bir karakter yapısı vardi. Adam sadece sevdiklerini korumak için şiddete başvuruyor. Ona göre Juliette daha sert geldi bana. Kadin kolyesiyle adam boğuyor yanii.. bir yerden sonra aşklarını daha fazla inkar edemediler ama mutlu bir sonla bitmedi ters köşeler bitirdi beni. Çiftimiz birarada görünüp yakalanacaklar diye de gerilip durdum. Devam kitabinda daha fazla birarada görürüz inşallah.
Kitaptaki en sinir bozucu karakterler Tyler, Rosalind, Paul ve Roma'nin babasıydı. Paul Dexter ve Canavarın kimliği hakkındaki gercekler beni epey şaşırttı. Sonuc olarak çok güzel bir hikayeydi. Sonlara dogru heyecan dozu baya arttığı için devamını merakla bekliyorum. Suç çeteleri ve mafya konulu kitaplari seviyorsanız kesinlikle okumalısınız.