Baslarken beklentim büyük değildi aslında ama yeni çıkan yetişkin romantik okumak istediğimden beni çekmişti. Okuduktan sonra neden popüler olmadigini anlayamadım. Bu kitap hak ettiği değeri görmüyor, ona bu değeri verelim canlarım..
Hikaye Avukat Flint Hopkins'in alkollü araç kullanırken kaza yaparak eşinin ölümüne yol açmasi ve 2 yasindaki oğlu Harry ile yalniz kalmasıyla başlıyor ve bizi 10 sene sonrasına götürüyor. Günümüzde ise avukatlık yaptığı ofisin üst katını müzik terapistligi yapan Ellen'e kiralamasiyla devam ediyor. Karsilaşmalari hoş geçmese ve itiraf etmeseler de birbirlerinden etkileniyorlar. Flint kendini affedemediği için mutluluğu hak etmediğini düşünen sert ve karizmatik bir adam. Ellen'in eski eşiyle yasadiklari da üzücü ama kendini hayata kapamadigi için Flint'in dişine göre diyebilirim. Ellen daha ilk dakikadan cüretkar hareketleriyle adamın aklını alıyor. Tabi oğlu Harry'in sempatisini kazandığı için işi kolaylaşıyor ve hem çekişmeli hem tutkulu asklari da böylece başlıyor.
Bu cifti birbiriyle çok yakıştırdım ve derin bir bağ kurdum. İkisinin de geçmişi unutmaya, sevmeye ve sevilmeye ihtiyaçları vardı. Söyle bir sey var ki ne zaman birlikte olsasalar utanç verici bi şekilde birilerine yakalanıp durdular Ellen'in Flint'e 'takım elbiseli seksi' lakabını takmasi, sürekli kravatiyla oynaması falan çok iyiydi yaa. Kadinin takım elbise fantezisi vardi yani. Yetişkin içerik dozu beni rahatsiz edecek düzeyde değildi. Gerci benim bir sınırım yok ya neyse. Flint'in oğlu hafif otizmli oldugu için çocuk zeki ve komikti. Onun babasıyla olan diyaloglarina da çok güldüm.
Özetle esprili, tutkulu, kalbe dokunan bir aşk hikayesiydi. Dili gayet yalın ve sürükleyiciydi, tek solukta okudum zaten. Kesinlikle dolu dolu bir tam puan aldı benden.