Kimsenin birbirinden bir üstünlüğü olmadığını, farklılığın güzelliğini, büyük olmanın güçlü olmak demek olmadığını güzel bir dille anlatan şahane bir kitap. Gelelim konusuna... O gün fırçalar çok heyecanlılar çünkü boyalar ile tanışacaklar. Hepsi düşlerini seçtiği renk ile boyayacak. En kalın fırça büyük ve güçlü olduğunu savunarak siyah rengi seçiyor kendine. Sırayla hepsi yeşil, mavi, kırmızı vb. renkler seçiyor. En ince fırçaya sadece sarı renk kalıyor. Önce biraz bozuluyor ama sonra sarı bir kelebek çizmeye başlıyor. Fakat kalın fırça onu görmeyip onun kelebeğinin bir kısmını siyaha boyuyor. Buna çok üzülen ince fırça onu uyarsa da o hatasını kabul etmiyor. İnce fırça da ondan bir kelebek çizmesini istiyor. Lakin her şeyi yapabileceğini savunan kalın fırça güzel bir kelebek çizemiyor, üstelik pek çok yeri de siyaha boyuyor. Diğer fırçalar onun diğer resimleri de boyayacağından korkarken, görüyorlar ki kalın fırçanın boyası bitmiş. Kalın fırça bir kenarda otururken ince fırça onun yanına gidiyor ve her rengin güzel ve gerekli olduğunu söylüyor. Yaptığından utanan kalın fırça, kendisine ve etrafına zarar vermeyen her fırçanın en iyi fırça olduğunu kabul ediyor.
Çok güzel değil mi? @anooshirvanmiandji kaleminden @bilgiyayinevi tarafından çıkan bu eseri Ebru Degirmenci tavsiyesiyle okuduk. Bence siz de çocuklarınıza muhakkak okutun. Şiddetle tavsiyemdir. Gitmeden size de bir soru sormak istiyorum.
Peki siz düşlerinizi hangi renge boyamak isterdiniz?