"Her bir saniyeyi, her bir anıyı tekrar yaşayamayacağımız, geri alamayacağımız kadar değerliydi zaman.."
Selam kitap dostlarımmm
@aspasiayayinlarina ait yeni bebeği #sonnokta kitabının yorumu ile geldimm.
Önce spoi vermeden Biraz konusundan bahsedeyim
Asya güzel sanatlar fakültesinde okuyan bir kız. Geçmişte yaşadığı ağır tramvalar sebebiyle, Sadece evlat edinen ailesini ve çocukluk arkadaşı Seren dışında hayatına kimseyi alamayan bir kız..
Bir gün en yakın arkadaşı onu sevdiği adam ile tanıştırmak için yanında gelmesini ister. Nereden bilebilirdi ki hayatına gireceği kişini ayağına gidiyor olmak...
Okyanus mavisi gözleri ve aynı okulda mimarlık okuyan öğrenci Emre...
Emre'nin küçük kamera koleksiyonu sayesinde yaptığı gezilere ve çekimlere Asya da dahil olunca birbirlerini sevmemeleri mümkün değilll. hele Emre gibi bir karakterden bahsediyorsak..
Emre'nin babası ihalelere giren bir iş adamı ve genelde ailesiyle tehdit ediliyor. Bu durum daha çok Asya'nın babası komiser tarık beyi rahatsız ediyor...
Bir gün sevgilisi Asya ile birlikte gezerken arabalarının takip edildiğini anlar ve o anda başlar aralarında ki mesafe. Kızın tramvaları geçiyor derken tekrar başlaması...
Herşeyin sorumlusu Emre'nin babası Erkan bey sanılırken. Bir anda hayatlarına giren Ömer sayesinde herşey değişiyor....
#kitapyorumum
Kitabı Yakın arkadaşlık ve dostluklar.. keyifli aile muhabbeti ve bağlılığı, mutlu bir aşk hikayesi olarak okurken, Aksiyon sahnesinin gelmesi. hele ki sonu ile ters köşe olacağımı hiç tahmin etmemiştim. Emre karakterini ilk başlarda sevememiştim, ama sonra onun gerçek sevgisini görünce ön yargılı düşündüğümü anladım .. keyifli bir yolculuktu, sonu içimde burlukluk yapsada (okuyunca anlarsınız) güzel kitaptı benim için . Bu tarz konuları sevenler mutlaka okumalı.
Kalemini ilk kez okuduğum Sevgili yazar İlknur Şahin kaleminiz daim olsun. Okuyucusu bol olsun.
#alıntı
"Mutlu hissettiğin bir hayalin içinde olmak mükemmel bir detay. Ve bizim insanlarımızın hayal kurmaktan korkar hale geliyor oluşu bu zamanda olabilecek en kötü şey..."