Oyun tamamıyla rönesans dönemini yansıtmaya çalışmıştır. Oyunda yedi ölümcül günah üzerinde durulmuştur ve o zaman ki insanların hristiyan değerlerine olan yaklaşımlarını hicivleyerek ele alan yazar ayrıca metafor'larda kullanarak dönemin insanlarına sert bir dille eleştiri yapmıştır. Dr. Faustus'un oyunda kendini tanrıdan üstün görmesi, mülklere önem vermesi, başkalarını sadece cinsel arzunun nesnesi olarak görmesi, düşmancıl duygulara sahip olması,sahip olmadığı şeyleri kıskanmasi, rahatlığı uğruna Tanrı'nin iradesini reddetmesi sağlıksız bir şekilde aşırılığa kaçması, bu yedi ölümcül günah'ın da Dr. Faustus'un işlediği görülüyor. Oyund Dr. Faustus dünyadaki en bilge kişi olma isteği onun hristiyan değerlerine nasıl karşı çıkıldığı konusunda da baş başa bırakıyor. Bilgiye aç olan ana karakterimiz için önemli olan bilgiye nasıl ulaştığı değil, bilgiye ulaşmaktır asıl önemli olan. Oyunda Dr. Faustus'un yaşadıklarının özgür irade mi yoksa kader mi olduğu konusunda bizi belirsizliğe sürüklüyor. Ama şu bilinmeli ki bütün ortak din'lerde olduğu gibi; verdiğimiz kararlar bizim özgür irademiz , bu kararların bize getirdiği sonuçlar ise bizim kaderimiz....
"Eserde ayrıca Adem ile Havva'nın kovuluşuna referans ediliyor. Bütün kutsal kitaplarda şeytanın tanrı'ya itaat etmediği, karşı geldiği ve kendi başına hareket edebilen bir varlık olarak hayatına devam etmek istediği ifade edilir. Oyunda da Dr. Faustus şeytanın yaptığı gibi bir düşünceye bürünerek, kendi başına kendisini idam edebileceğini düşünüyor. Oyunda bunu söylemeye başladığı andan itibaren bütün kutsal kitaplarda yer aldığı gibi " şeytan cennetten kovulur. Adem ile Havva'nın ilk itaatsizliklerini yapmaya başladıkları gibi...