Eğer taşlanmayacaksam bir itirafta bulunmak isterim. Ben Ayşe Aral'ı bu kitapla tanıdım. Dolayısıyla tanıdığımda maalesef Ayşe Aral ölmüştü. Tüm sevenlerinin başı sağolsun.
Kitabın adı Haylaz Kalbim. Ayşe Aral'ın maalesef kalbi delikmiş, bu sebeple kendi kalbine bu ismi vermiş. Sanırım kitabıyla birlikte, kalbini de size açtığını düşündüğü için kitaba kalbine verdiği ismi uygun buldu. Okuyucusunda, elinde, bir kitap değil benim kalbim var izlenimini yaratmak istemiş olabilir. Ama bu benim teorim.
Gelelim kitaba ve konusuna. Yazar Hürriyet'in Kelebek ekinde köşe yazarıymış. Bu kitapta da yayınlanmayan köşe yazılarını ya da çok okunan köşe yazılarını derlemiş. Bu sebeple kitapta okuduklarım benim için yeniydi ama yazarın köşe yazılarını saklamak vs istemiyorsanız, kitabı almak sizin için anlamsız olabilir. Peki yeni okuyanlar için kitap nasıldı derseniz, açıkçası yazıları pek bana hitap etmedi. Yazar köşe yazılarında daha çok, sizler de onun yaşadıklarından kendinize ders çıkarın mantığıyla kendi hayatını anlatmış. Ben de bu tip yazılardan çok hoşlanmıyorum açıkçası. Benim köşe yazısı denince anladığım şey, ülkenin gündemiyle ilgili olan ya da okunan, izlenen kısacası deneyimlenen şeylerin eleştirisinin olduğu yazılar.