Puan vermedi·125 syf.····Okunma: 30 Aralık 2021 00:00 Daha önce okumadığım yazar ile bu kitap sayesinde başlangıç yaptım ve son olmayacağına eminim. Kitaba başlamadan önce başlıktan bir köy hayatını anlatacağını düşünmüştüm ama ilk öyküden itibaren beni içine çekip her öykü bitişinde uzun uzun onları düşündüm.
Kitap 17 öyküden oluşuyor. Öykülerin başlıkları çok net ve direk temaya odaklı olduğu için okumaya başladığınız zaman öyküde nelerin olduğunu kestirebiliyorsunuz fakat öyküdeki karakterlerin ruhsal durumları hakkında ve kendi işsel durumlarını nasıl tasvir ettiğini kestiremiyorsunuz.
Beni en çok etkileyen ve şu an yazarken de tekrardan düşünmemi sağlayan 4 öykü oldu. Bunlar; Melahat Heykeli , Dülger Balığının Ölümü ki (lütfen bu öykünün son sayfasını bir yerlere not edin insan denilen canlının herhangi bir şeyi kendine nasıl acımazsızca entegre ettiğini temsil eden çok güzel bir paragraftı.),Kafa ve Şişe ve gülerek okuduğum Bir Hastalık.
Ayrıca kitabın sonunda okuyucuları Sait Faik Abasıyanık'ın realitesini anlayacağınız ve öykülerin aslında neyi temsil ettiğini fark edeceğiniz Adil İzci'nin derlediği bir yazı bulunuyor.