Bazı kitapları anlatmak insanı çok heyecanlandırır.
Genelde ben bunu Dünya Klasikleri'nden sonra daha çok hissedderim.
Kahin' i okudum yine aynı hislerle size anlatmaya çalışacağım.
Polisiye-Gerilim türünü biraz seçerek okurum. Okurken de biraz beyin yakan türden olmasını isterim doğrusu.
Bir e-mail ile başlayan, ürkütücü bir oyundan ve mailin okunmasından dakikalar sonra olacaklardan bahseden gizemli, esrarengiz cümleler....
Tıpkı ilerleyen günlerde gerçekleşecek kehanetler gibi...
"İçinde gizem ve kehanetler barındıran konular insanları zaten hep çeker, çok da abartma" dediğinizi duyar gibiyim. Ama bu sefer öyle değil.
Öyle bir kurgu, akıcılık, anlatım, heyecan, gerilim var ki, 752 sayfanın tamamını kapsamış.
Bilimsel bilgiler, öğretiler, fizik ile metafizik arasında yıllardır bitmeyen savaş, Kuantum Fiziği, gizemli parçacıklar ve peşpeşe yaşanan ölümler arasında gerçekle kurgu arasında gidip gelirken, diğer maillerin gelmesini kalbiniz çarparak bekler durumda buluyorsunuz kendinizi.
Ayrıca, bu kadar donanımlı ve okuyucuya hiç soru işareti bırakmayacak kadar güzel yazılmış bu eserin yazarının Türk olması da ayrıca gurur verici.