·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ocak 2022 16:24 Uzun süredir distopya okumamamın ardından Kallokain ilaç gibi geldi diyebilirim, yazılış tarihi Cesur Yeni Dünya ve 1984 gibi çok güzel eserlerin ortasına düştüğünden dolayı onlara benzer bir tat veren bir kitaptı ama bu kötü bir özellik değil tabii.
Kitapta, ön sözün de dediği gibi; ana karakterimiz Leo Kall'ın kendi ütopyasını yaratma çabalarını okuyoruz. Leo Kall ülkesi Dünyadevlet adına çığır açacak bir buluş yapmış olan bir kimyacıdır, yaptığı buluş ise insanlara enjekte edildiği zaman onların sorulan bütün sorulara dürüstçe cevap vermesini sağlayan bir sıvıdır.
Dünyadevlet ise vatandaşlarına silaharkadaşları dendiği, şehirlerin kimya bölgesi gibi alan alan ayrıldığı, sürekli savaşa hazırlıklı olduğu için insanların devamlı olarak yer altında yaşadığı ve dışarıya çıkmak için izin alması gerektiği bir ülkedir. Bu ülkede diğer distopya eserlerine benzer olarak insanlar sürekli dinlenir ve izlenir, eşlerin tek görevleri çocuk yapmakken doğurulan çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren "düzgün" bir silaharkadaşı olmak üzere okullarda yetiştirilmeye başlanır. İnsanların beyinlerine hainlerin her yerde olabileceği ve sürekli herkesin herkesten şüphe etmesi gerektiği çocukluktan başlayarak beyinlere işlenir.
Leo Kall'ın ise ortaya çıkardığı buluş ile başarmak istediği şey bu paranoyadan olabildiğince kurtulmaktır, yarattığı sıvı ile insanların dediklerine %100 güvenilebilecek, yoldan çıkmış silaharkadaşları ise daha eyleme geçmeden; isyankarlık derinlerde bile olsa ortaya çıkarılarak engellenecektir.
Kitabı daha önce distopya okumamış olsanız bile türe güzel bir başlangıç olarak okuyabilirsiniz, dili oldukça akıcı ve basit tutulmuş, ayrıca başlarda da dediğim gibi bir çok kült yapıtın ortasında kaldığı için türün en güzel özelliklerini içinde barındıran bir kitap.