1000Kitap Logosu
216 syf.
·
2/10 puan
Peki Masalın Sonrası?
Kitabın başında Veronika ölmek istiyor oluşunun nedenini gayet net açıklıyor ve benim açımdan da gayet makul bir intihar etme gerekçesi var. Hayatın monotonluğu. Veronika sıradan biri ve kendisi de yaptığı yapacağı hiçbir şeyin bir anlamı olmadığını biliyor. Merak ettiğim şey şu, Daha öncesinde Sisifos Söyleni kitabında da benzer öneriler mevcuttu.Kişi hayatından bezgin,hayatın bir anlamı yok ve hayat zor. Ama hayat yaşanmaya değer. Hmm,Neden? Bir de bu kişiye verdikleri öneriler hep,hayatı geçirmek ve intihardan uzaklaştırmak üzerine kurulu oluyor,Albert Camus ciddi ciddi yazar isimleri sayıyordu. Veronika ölmek istiyor falan değil,kelimeler yanlış kullanılıyor,Veronika yaşamak istemiyor,bu ikisinin arasında çok fark var. Paulo Coelho onun istediği şeyi ölme arzusu olarak algıladığı için,negatif bir şeyi arzuluyor sanıyor. Kendini öldürmek negatif ama Veronika bilgisiz olduğu için,bunun kötü olduğunu algılayacak kapasitede olmadığı için ölmek istiyor. Sokrates'in düşüncelerini almış , tıpatıp aynı şablonu ölüm ve intihar konusunda kullanıyor SENE 1998 BE ,SENE 1998. Algılayamadığınız şey şu , bir kimse intihar etmeyi arzuluyor ve sen arzulamıyorsan,bunun kaynağı perspektiflerin farklı olmasıdır. Yani senin pencerendeki görüntünün sonucu olarak uygun gördüğün yaşam algısı başkasının penceresine uymuyor. Sen yaşama değer veriyor olabilirsin,bunda hiçbir sakınca yok,keşke herkes sen gibi olsa... da işte herkes sen değil . Kitapta o inanılmaz bayağı ,ölmeden önceki anda intihar ettiğine pişman olacaksın klişesi 1500. defa pişirilip tekrar önümüze sunulmuş. SENE 1998 BE,SENE 1998. * * * Seneden ısrarla söz ediyor olmamın sebebi,daha öncesinde bunların var olmasının yanında daha iyi biçimlerinin de var olmuş olması.Bir kitap yazarken,o kitaptan çok daha iyi binlerce kitap olduğunu fark etmek,bu insanları nasıl rahatsız etmiyor anlamıyorum. * * * İntihar edildiği sırada yaşanan o pişmanlığın,içgüdü olduğunu çözemediniz mi hala? Ya da intiharın güdülere en çok karşı çıkılan an olduğunu? * * * En temel ve en kuvvetli güdü,yaşama güdüsü ise intihar etmek,hayvansallıktan uzaklaşmanın en iyi yoludur. * * * Sorun intiharın doğruluğu veya yanlışlığı değil,sorun kitapta intihar etme arzusunun temel kaynağı olan monotonluk ve tekrardan üstüne basa basa söylediğim ölme arzusu olmayan ''Yaşamama Arzusu''. * * * Yaşamama arzusu hiç var olmamaya duyulan arzudur.Yaşamama arzusuna sahip olan kişi,bir fabrika hatasını düzeltmeye çalışır,yaşamın ona verilmemiş olması gerekirdi ancak verilmiştir,bu sorunun çözümünü kendi kendisi yerine getirir. * * * Veronika kitabın sonunda elbette ağzımıza ağzıma kamu spotu sokmak isteyen Paulo Coelho tarafından hayata döndürülüyor. İyi de kardeşim ,sen hiçbir sorunu çözmedin ki. Ağrı kesici yutturdun karaktere,al baş ağrını geçirdim dedin. * * * Camus'un hayata bağlama yöntemi ile çok benzer,sorunları çözmeyip,karyolanın altına itiyorlar. * * * Kitapta Veronika'nın hastanede geçirdiği süre,zaten az önce söylediğim gibi ölüm bilinci ile gelen yaşama arzusu ile geçiyor bir de iğrençliklerin en berbatı olan hayata sevgi ile bağlanılabileceği düşüncesini üstümüze fırlatıyor. Sorun şurada ki kitabın ana teması ölüm. Şu kitabı yazarken 3.5 saniye düşünseydin,Simon de Beauvoir'un şu sözlerinden çıkan anlama ulaşırdın sanıyorum ; ''Sartre'la karşılaştığım zaman,her şeyi kazandığıma inanmıştım.Onun yanında benim kendimi gerçekleştirmem başarısızlığa uğrayamazdı.Şimdi kendi kendime şunu diyorum: Kurtuluşu bir başkasında görmek,yıkılmanın en güvenli yoludur.'' Kitabı bu bakış açısıyla okursanız görürsünüz ki,Veronika'nın kafasında ''Acaba hayat güzel olabilir mi?'' düşüncesini yaratan şey hep başkaları. Zaten hastaneye girer girmez bir bilge ile karşılaşıyor,tabi bizim Paulo'nun yaratıcılığı bu kadar olduğu için tüm düşüncelerini bir karaktere aktarır ve her şeyi ona söyletir,felsefik bir iddiası olduğu halde * * * Çünkü bu kitabı fayda gayesi ile yazıyor. * * * diyalogları okumak,Cin Ali okumak bu kitabı okumaktan daha zor. Düşüncelerini satır aralarına serpiştirmek yerine bir karakter üzerinden anlatmak tüm kötü yazarların ortak özelliğidir,bir hikaye döner kitapta ve ayrıca oraya zorla sokulmuş bir Paulo Coelho vardır,ki daha kötüsü kitabın başında Paulo Coelho'yu direkt kitabın içinde de görüyoruz,bir karakterin temsil ettiği kişi olarak değil ,kendisi olarak. Bilge ile Paulo'nun düşüncelerini dinledikten ve bolca esnedikten sonra ,Veronika'yı hayata bağlamak ile görevli karakter karşımıza çıkıyor. Tekrar ve tekrar söylüyorum,hiçbir çözüm önerisi,hiçbir anti-tez sunulmuyor. Hala Veronika neden yaşamalı en ufak bir fikrimiz bile yok. Bir diğer sorun da şu,''Son günün gibi yaşa.'' mottosunu karaktere yaşatarak çözüm önerisi sunmuş gibi yapıyor. Anlaşılamayan şey şu,son beş günüm kalsa ben de gayet hayattan keyif alabilirim ama gelecek sene üniversite sınavına çalışman gerek diyorlar,sorun burada zaten. Son günün gibi yaşayacaksan,yapman gereken şey,dümdüz hayvansı hazlarla günü geçirmektir. Evet bu kesinlikle,kısa vadede hayatın yaşamaya değer olduğunu hissettir. Bunun bir çözüm yolu olup olmadığını zengin çocuklarına sorabilirsiniz. Sevginin bir çözüm olup olmadığını da , çocuğunun karnını doyuramadığı için kendini yakmaya kalkan babaya sorarak öğrenebilirsiniz. Bir kitap yazmaya kalkışıyor ama yazdığı kitapta düşüncenin d'si yok . Benim için en önemli kısım ise kitabın sonu. Veronika mutlu,Veronika ölmekten vazgeçti. AHAHHAAJLWWRHKJQWMBQWNTKÖQWWQTÖTGMQÇWMGQENMMNQWÖGQNGÖEGENQM. Sorumu başlıkta sormuştum; Peki ya masalın sonrası? Şunu söylemeliyim ki,Veronika eğer gerçekten düşüncelerinde samimiyse,gerçekten intiharı arzulamışsa, Bu intihar girişimi yinelenecektir. Çok basit bir bilimsel veriden söz ediyorum.İntihara kalkışan bir insan eğer ölmemiş ise diğer insanlara kıyasla çok daha yüksektir onun tekrardan bunu deneyecek olması ihtimali. Çünkü intihar kararı zaten intihar eyleminin gerçekleştirildiği andan ibaret değil. Veronika yüz defa intihar etmeyi düşündü ve vazgeçti, 101. seferde bunu denedi. Başarısız oldu. Yüzlerce defa daha bunu düşünecek,*atıyorum* 500. seferde tekrar deneyecek ve başarılı olacak. İntiharın düşünülmesine rağmen gerçekleştirilmediği her seferde yaşama arzusu halen daha var olmama arzusuna baskın geliyor,yani sendeki o yaşama arzusu ve yaşama kıymet biçme Veronika'da da var merak etme Paulo. Ha gerçekten intiharı düşündüğü 3. seferde intihar eden birisi var ise bak o gerçekten ''Ölmek İstiyor''dur,ama buradaki durum bu değil. Psikolojik tahlilini doğru düzgün yapamadığın bir karakteri yazmak niye? * * * Sonuçta kast ettiğim intihar anı,zihinsel intiharın %1'lik bir kısmını bile kapsamaz ve senin önereceğin her şey o kişi tarafından kendi kendisine,yaşama bağlanabilmek için tekrar ve tekrar söylenmiş,fazla kullanılmaktan paçavra haline gelmiştir. * * * Başta kısaca geçtiğim,insanı yalnızca hayatta tutmak için gerçek dışı bir yaşama itme çabasını dibine kadar hissettiriyor kitap boyunca. Sorun şu,kurgularla kendini uyuşturduğun bir yaşam,bitkisel hayattan farksız ve yaşamın tanımı bu değil. Sanırım sizde yalnızca canlı olmaya karşı bir fetiş var anlayabilmiş değilim. Ötenaziye de karşıdır sanıyorum Paulo Coelho,eğer ki gerçekten karşı ise bu durumda daha önce de söz ettiğim kendi penceresindeki görüntülerden çıkarttıklarını başkalarına da dayatma durumu var. Siz yaşamayı seviyorsunuz diye herkes sevmek zorunda değil. Sen harika kitapların ile geçinebiliyor ve kitlelerin peşine takılan fanların sayesinde kendini değerli hissedebiliyorsun ama bazı insanlar özel olduğunu söylesen bile özel olmadığı konusunda ısrar edebiliyor :))). Kendisini özel hissetmeyen bir insanı intihar etmemek konusunda nasıl ikna edebilirsin? * * * Görüldüğü üzere konu özel olmak değil,özel hissetmek yalnızca. Özel olup özel hissetmeyenler ızdırap çekerken,Paulo gibi kendini özel hisseden ancak özel olmayanlar ise ölmek istemeyin diye kitap yazıyor. * * * Kendini özel hissetmemenin,en depresif hali şudur; ''Ben ölsem de dünyadan hiçbir şey eksilmez.'' Günlük hayatta ise; ''Bütün olarak benim taşıdıklarım da herkeste var. Farklı değilim.'' . Sanırım bir anlığına incelemede pesimistliği bırakacak olursak,yaşamının değerli olması konusunun çok yanlış anlaşıldığını söyleyebilirim. Her şeyde ''tekillik'' arayacaksanız,doğduğunuz anda intihar etmeniz gerekirdi zaten çünkü dünyaya gelen tüm insanların gelişi aynı şekilde gerçekleşiyor,kısaca bu mantıklı değil. Çoğunluğa üniversite sınavına çalış deniliyor* * * Üniversite konusunu, bana battığı için sürekli geveliyorum. * * * , çoğunluğun hayatı tekdüze günler ile dolu.İnsanlar ömürleri bittiği zaman çok hızlı geçtiğini söylüyorlar çünkü hayatlarında her şey monoton ve gözler gittikçe kendini güç tasarrufu moduna alıyor. Aynı günü ilk yaşayışında 10 x keyif alırsın, 2. gün 9 x 3. gün 8 x ... 800.defa yaşadığında ise,durumun ne kadar vahim olduğunu görmek bu kadar zor olmamalı. Veronika hayata bağlanmayı kısa süreliğine başarıyor çünkü kısa süreliğine bu tekdüzelikten kurtuluyor. 365 gününün biri ilginç olan bir insanı hayata nasıl bağlayabilirsin? Sen mutlusun çünkü insanlar senin harikulade kitapların hakkında gelip sorular soruyorlar ve sen kitaplarını yetiştirmeye çalışıyorsun. ''İnsanları hayal kırıklığına uğratmamalıyım.'',''Kitabı çıkartacağım dediğim tarihte çıkartmalıyım.'' gibi,değerli olduğunu hissettiğinin yüzde yüz belli olduğu düşüncelere sahipsin,hak etmediğin halde. Görülüyor ki yaşama bağlayan şey yaptığın şeylerin değerli olduğunu hissetmek. Fakat,podyumda bir kişi olur,onu seyredenler ise yüzlercedir,soruna sahip olanlar siz podyumdakiler değilsiniz,sizin bu konuda ağzınızı açmaya hakkınız yok. Sorunu yaşayan hep o karanlıkta,kalabalıklar arasında bir başına olanlar ve istediğiniz kadar subjektif önerileriniz ile insanlara faydalı olmayı amaçlıyor gibi yapın,Veronikalar aynı acıyı yine çekecekler çünkü dediğim gibi bunu aşmanın tek yolu yaptığın her şeyin bir şekilde değerli olduğunu hissetmek,bunun başkalarına dokunmaktan geçiyor olması ise çok acınası ama yine de gerçek. Albert Camus gibi kitap okumanın çözüm yolu olduğunu düşünmüyorum * * * Gene gelecek Camus fanları,biliyorum bunu söylemiyor ama kitabın bir parçası idi bu, onun düşüncelerine saygısızlık etmek gibi bir amacım asla yok,beni kitabı anlamamak ile de suçlamayın lütfen,kasti biçimde cımbızlıyorum,karşıt görüş olarak sunabilmek için.* * *,çözüm uzun süre 1k'da alıntı paylaşmadığın zaman,birisinin sana ''Bir şey mi oldu?'' diye sormasıdır * * * Bu sevginin kurtarıcılığı değil,ilginin kurtarıcılığı . * * * ya da kendini özel hissetmek konusunda başkalarına muhtaç olmayacak "Tanrısal" seviyeye gelmelisin. .* * * İncelemeyi pozitif bitirebilmek için kendim ile çelişmek zorunda kaldım,başkalarına her halükarda mahkum olunduğunu söylememek için,tanrısallık mümkünmüş gibi konuştum ama sanıyorum mümkün değil. * * * ... Tabi ki de bu da yetmeyecektir ancak artık öneri veremediğim salt sorun tespitinden ibaret incelemeler yapmak istemiyorum,bunu benden ya da Paulo Coelho'dan dinlemek saçma ama bence de ölmek istemeyin. Başka birisi olmak ister miydiniz gerçekten? * * * Burada var olmak istememeyi,başkası olmak istemek ile özdeş tutuyorum,öyle olmasa bile . * * * Müzik zevkiniz,yemek zevkiniz,dizi/film zevkiniz,düşünceleriniz ve yaşamınızla getirdiğiniz karakter özellikleri. Her halükarda benliğiniz, bir defaya mahsus bir istisna ve biricik olması onu çok değerli kılıyor.
Veronika Ölmek İstiyor
8.4/10 · 45,3bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
490
Beğeni
8
Paylaşım
Sırala
Okur
Melahat AYDIN okurunun profil resmi
Son 30 sayfa bitmesini iple çekiyorum . Hiç beğenmedim kitabı zaman kaybı denilebilir . İncelemenizi çok yerinde buldum .
3 Beğeni
Yanıtla
Ertuğrul Şahbaz okurunun profil resmi
Ölmekten vazgeçmesi... Tamam işte bu kadar. :)
2 Beğeni
Yanıtla
zekai çınar okurunun profil resmi
Şu kitabı muzekkin nufus nefisleri temizleyen okudunuz mu daha önce bir incelemeniz varmı yok ise bi inceleme yada görüş yazabilirmisiniz
Yanıtla
Denizhan Demirkanat okurunun profil resmi
Şu an bu kitabı okuyorum, incelemeni okumak için bir an önce bitirmek istiyorum
1 Beğeni
Yanıtla