Bugün içinde bulunduğumuz berbat durumun tahlilini yapmak zorunda hissettiğim için fikirlerimi sizinle paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Artan intiharlar sonucunda toplumun büyük bir çoğunluğunu üç maymunu oynarken görmekteyim. Ayrıca yine büyük bir çoğunluğunu genç olarak nitelendiremeyeceğimiz yaşta ki insanların oluşturduğu kitle, gençler üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunun farkında bile değil. Keza yine bu kitlenin sorumlulukları sırasında alınan kararların sonuçlarına yine biz gençler katlanmaktayız. Gelin yakın geçmişimize ufak bir göz atıp bu durumu değerlendirelim. İlk olarak 12 Eylül 2010 referandumunun sonucunda mevcut hükümete yargıyı ve devletin önemli kademelerini kontrol edebilme imkanı verilmiştir. Bunun olumsuz etkilerini şu an yeterince net bir şekilde gördüğümüzü düşünmekteyim. 7 Haziran 2015 Seçimleri ise halkın kararına saygı duyulmadan siyasetçilerin egoları yüzünden kurulamayan hükümet sonrası artan terör olayları ile halkın kararlarına bir nevi psikolojik baskı yapılarak tekrarlanan 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri ile birlikte mevcut hükümetin tekrar iktidara gelmesi sağlanmıştır. Halk ise bu duruma gerekli cevabı seçimlerde verememiş, sindirilmiştir. 16 Nisan 2017 referandumunda halka sunulan kararlar ise gerçekten gülünçtür. Asıl gülünç olan ise halkın bu maddeleri kabul etmesidir. Peki bu referandumda ne oldu? Öncelikle Başbakanlık makamı kaldırıldı ardından Cumhurbaşkanlığı makamı tarafsızlığını yitirdi ve Cumhurbaşkanının yetkileri genişletildi. Rejim büyük ölçüde tek kişinin kontrolü altına girdi. Tüm bu kronolojik olayların sonuçlarını yine biz gençler çekmekteyiz. Ayrıca şunuda söylemek istiyorum. Bu kararların hayata geçmesinde gerek oy vererek gerek propagandalarını yaparak yardımda bulunan yukarıda da belirtmiş olduğum bu sorunlu kitle şu an bulunduğumuz ekonomik krizin ve toplumsal ayrışmanın baş sorumlularıdır. Umarım bu kitle, en kısa zamanda gençlerin ve azınlıkların üzerinde uyguladığı mobbingin farkına varır . Ayrıca halkın seçtiği ve bizzat halka ait olan mecliste yer alan milletvekilleri yine umarım bulundukları koltukların öneminin bilincine varıp kararlarını bu bilinçte alırlar. Ne yazık ki mecliste yer alan siyasetçileri, halkımız bulunduğu partiye göre bir futbol takımı tutar gibi desteklemekte ve seçmektedir. Mecliste yer alan "millet vekilleri", toplumların ekonomik, sosyal ve manevi sorunları ile ilgilenmektense; gündemi değiştirecek saçma sapan olaylar ile halkı meşgul etmekte ve yaptıkları hamlelerle bizi manipüle etmektedir. Bizler genç nesil olarak daha yaşanılabilir bir ülkenin hayalini kurmaktayız. Toplumsal bilincin artmasında biz gençlerin rolünün çok büyük olduğunun farkındayız. Elbette bu bilincin artması zaman alacak ve zor olacaktır. Hatta yine bu sorunlu kitle fikirlerimizi duymamazlıktan gelecektir. Çünkü konuştuklarımız, onların daha önce duymadığı cümleler içereceğinden ötürü sizin duruşunuz toplumumuzun gelecekte ki durumunu belirleyecektir. İnsanların kulakları dünün şarkılarına alışıktır. Yarının şarkısını söyleyenleri duyunca; yadırgarlar, uzak dururlar ama şu var ki dün söylenen şarkılarda ilk söylendiğinde, o günün yarınları için söylenmiş ve yadırganmışlardı. Bu yüzden artık herkes kendi şarkılarını istediği gibi söylemekten çekinmemeli ve daha cesur olmalı...