Gönderi

Puan vermedi·500 syf.··
2022 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 00:00
Merhaba canlar... Okudum deyip rafa kaldıramayacağınız,'neden daha önce okumadım' diye hayıflandığım bir kitapla geldim. 'Keşke' Bir Köy Enstitüsü Romanı... Türkiye'mizin 1940-1980 yılları arasına tutulmuş bir ayna. Kurulan ilk enstitülerde yetişmiş, kurulmalarında emek harcamış, vatanlarını seven, bitmeyen aşklarıyla tarihimizi romanlaştıran iki öğretmenin yaşam öyküleri. İkisi de kendi yaşamlarını işleyerek anlatıyor geçirdikleri süreci. Sadece sevdaları değil yarım kalan. Umutlarına, hayallerine hep gem vurulmuş, bin bir fedakarlıklarla çıktıkları yollara hep set çekilmiş. Bilmediğim ne çok isim, alınan ne çok karar, yapılandırılamayan ne çok proje, verdiğimiz ne çok ödün varmış. Hali hazırda bildiklerim yeterli gelmedi öğrendiklerim karşısında. Farkında olduğunuz gerçekleri böylesine altı dolu bir şekilde okumak, anlatılanların boyutunu değiştiriyor. "Söylerken boğazımıza düğümlense de, yazılacak ne kadar çok şey varmış" diyorsunuz. Konuştukça susturuldukları, yazdıkça yırtılıp yakıldıkları, dönemleri çok dinledim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; babam az bile anlatmış... O kadar da eski değil mesela 90'larda elektrik bölümünü seçtiğim için 'kız kısmının ne işi var, erkek işi o' dedikleri zamanlar bile bugün gibi aklımda. Çukurova Üniversitesi'nde de durum pek farklı değildi yani. Yazacak çok şeyim varda, neyse... Uçaktan arabaya, kimyadan tarıma aklınıza gelebilecek her türlü alanda çalışmalar yapılmış, adımlar atılmışken hangi akla hizmet mani olunur aklım hiç bir zaman almadı. Reddediyorum göz göre göre oynanan oyunları anlamayı. Ne güzel özetlemiş "İmkansız ile mümkünün arasındaki fark insanın kararlılığında ve çabasında yatar." diyerek. Herşey mümkünken 'Neden?' diye sormamak, sorgulamamak elde değil. Bütün üretimde söz sahibi olabilecekken oynanan siyasi oyunlar, emperyalizmin etkileri, bir bir kapatılan enstitülerin süreci öyle güzel kaleme alınmış ki. Peki ya Fatma... Gizli kahraman diyebilirim onun için. O ne güzel bir aydınlanmaydı. Sorgulama, direnme, kabullenme, teslimiyet, değişim, kendinde bulduğu güç...Bastırılmış ne kadar çok kadın olduğunun kanıtı... İlgilendiğim konu olunca sıra aşk'a gelemedi bir türlü farkındayım. Onlarında öncelikleri farklı olduğu için yaşayamadılar zira... Bir bu kadar daha yazılmış olsa yine aynı merakla, aynı endişeyle, zaman zaman boğazımda aynı yumruyla, aynı vazgeçişlerle (ki hazımsızlık yaptığı yerlerde elimden çok bıraktım) okurdum. bibliyofil okuur vesile olduğun için çok teşekkür ederim canım. Okunacaktı ama sırası ne zaman gelirdi bilinmez... Sevgili Sema Soykan, hayatıma bir keşke'de siz eklediniz. Keşke daha önce okusaydım kaleminizi... Tür olarak seviyorsanız okuyun demiyorum bu sefer. Okuyun... 'Keşke' dememek için... Keyifli okumalarınız daim olsun... Kitapla kalın...
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,989 okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.