BAYILDIM! Halka filmini bayılarak izlemiştim ve kitabı okuduktan sonra 'Keşke daha önce okusaydım' dedim kendi kendime. Film tam bir Hollywood yapımıydı. Orijinal Japon yapımı "Ringu", bugüne kadarki uluslararası en başarılı Japon korku filmi olarak anılır. Çoğu ABD korku filminin aksine, film kısa vadeli şok etkilerine değil, çoğunlukla korku ve tehdit edici bir atmosfer yaymanın incelikli bir yoluna dayanıyor. Kitapta zaten bu şekilde yazılmış. Yani gerilim sevenler mutlaka okusun.
Ayrıca 'Halka' hikayesi aslında 16. yüzyıla kadar uzanan gerçek bir Japon hayalet hikayesine dayanıyor. Bunun için Japon samuraylarının ve bahtsız bir hizmetçi kızın zamanlarına geri dönmemiz gerekiyor; yaklaşık 300 yıl öncesine...
Himeji Kalesi Japonya'nın en büyüğüdür ve duvarlarının arkasında yıllar önce büyük bir suçun işlendiği yazılmıştır. Tessan Aoyama adında bir samuray, Okiku adındaki hizmetçi kıza aşık olmuş ve onu metresi olarak istemiştir. Ama hizmetçi kız Tessan'ın sevgisine karşılık vermemiştir. İstediğini elde etmeye kararlı olan Tessan sinsice bir plan yapar, ama Tessan'ın gasp planı geri teper.
Sapkın samurayı sevmekten çok kendini öldürmeye istekli olan Okiku, kendini kalenin büyük taş kuyusuna atar.
Ölümünden sonra bile öfkelenen Okiku, geceleri Tessan'ı ziyaret etmeye başlar.
Beyaz cenaze elbisesini giymiş, uzun siyah ve kirli saçlarıyla sabahın erken saatlerinde samurayı ziyaret etmek için kuyudan sürünerek çıkar...
Japonca da bu hayaletlere 'Yūrei' denir; ahirette huzur içinde olmayan bir ruh.
Bugün, adını Okiku'dan alan kuyu, kendini kuyuya attığı yerde duruyor. İnsanlar, kale kapatıldıktan sonra bile ona kadar saydığını duyabildiklerini söylerler.
Kaleye musallat olma korkusu o kadar gerçek ki, kaçmaması için sarnıcın üzerine büyük bir örtü yerleştirildi.
Bu hikayenin sadece bir versiyonu, çok var. Ama sonuç hep aynı; hayalet, kaleyi ve sakinlerini korkutmak için kuyudan yükselir.
1998'de Kôji Suzuki işte bu Okiku efsanesinden ilham alarak 'Halka' kitabını yazmıştır.