Öncelikle kitabı #güncelikeşfet okuma maratonu kapsamında okudum. Ve bunun için Kitap Dünyam ‘a teşekkür ediyorum .
George Orwell’ın ‘1984’ü, J. Saramago’nun ‘Körlük’ kitabı hatta Zülfü Livaneli’nin Son Ada’sından sonra ne yazıkki Amin Maalouf’un ‘Empedokles’in Dostları ‘ kitabını başarılı bir distopya olarak kabul edemeyeceğim.
Anlatım bir hayli basit kalmış. Ayrıca kolay okunuyor olması akıcılık da sağlamamış.
Kitabın arka kapak yazısı okyanusun derinliklerinden bir kare sunarken, kitabın içeriği suyun üstünde yüzüyor gibi.
Benim kafamdaki distopya resmi bu değil. İnsanlığın gelecekte karşılaşacağı karanlık bir atmosfer bununla mücedele eden insanları okumayı isterdim.
Konu ilgi çekiciydi, kitabın ismi beni heyecanlandırdı. #tatkaçıran Kitap boyunca ‘Empedokles tarikatı’ nın fikri altyapısını oluşturan felsefeyi okumayı bekledim hep fakat bu konuda doyuma ulaşamadım.
Kısaca ‘Empedokles’ isimden öteye geçememiş kitapta. Derinlik yok, anlam kayıp kalmış.
#tatkaçıran Ayrıca kitaptaki karakterin (Alec) ‘kurtarıcı’ları kutsamasını eleştiriyorum. Onun aksine ben insanoğlunun aşağılanmayı hak ettiğini düşünmüyorum.
Yazarın diğer eserlerinden bir kaçını ( Ölümcül Kimlikler, Semerkant, Doğu’nun Limanları) okumuş biri olarak yazara olan saygımdan dolayı bu kitabı da bir deneyim olarak görüp kitaplığıma kaldırıyorum.