Saf Aşkı Anlatan Bir Kitap
9/10
·80 syf.··
2022 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 00:33
Kitabı asıl ününe kavuşturan ve bizlerin ilgisini çeken noktası olağanüstü, var olamayacak hatta bana kalırsa var olmaması gereken bir aşkı anlatması. Kitap basit bir mektupla başlıyor aslında. Bu mektubu yazan kadın ise saf aşkı tanımlamış biri ve bu tanımlamayı, saf aşkın ne olduğunu görüyoruz. Bu distopik aşkın tehlikesi sıradan bir aşkla karşılaştırılamazsada bir nebze olsun normal bir aşkın bile tehlikeli olabileceğini göstermez mi? Spoilerlı Sayılabilecek kısım&&&&&&&&&&&& Kitabı yazan isimsiz kadınımızın babası ölmüş, annesi ise ona ilgisiz kalmış çocukluğu esnasında. Başlangıçta bahsi geçen kızın elinde olan tek şeyine, konumuna olan aşkını sayfa 12'de" Konum sahibi uşak diğerleriyle konuşmuyordu." ve sayfa 10'da "kokuşmuş alt tabaka" gibi tanımlamalarından anlayabiliriz. Bu noktada en çok kıymet verdiği mevkiye, sahip biri binasına taşındığında merakı ve ilgisi oluşmuştu bu kişiye karşı. Başta eser bu kadar distopik bir aşkla başlamadı aslında çünkü kızın sayfa 15'te yeni taşınan kişiyi yaşlı, gözlüklü ve sevecen bir adam olarak hayal etmesi aslında onun bir babaya merakını anlatıyordu. Onu gördüğünde ise merakı ve ilgisi artmıştı çünkü adam gençti. Aslında burada adama niçin bu kadar bağlandığını anlayabiliyoruz çünkü merakı ve ilgisi onun için mevkiden öte önem taşıyan hayata amacını veren şeydi. Mevki kızı hayatta tutuyorsa merak ve ilgisi onu hayata bağlıyordu. Bu noktada çözemediğim tek şeyse yazarın, adamın çiftte yaşamının kızdaki ilgiyi artırdığını belirtmesiydi. Bunun nedenini kavrayamadım. Kitaptaki asıl aşka dönüşmedeki kritik nokta kızın ileride dokunulmaz varlık olarak ilan edeceği kişiden (İleride Tanrıya isyanını ve sadece sevgilisine olan inancını belirtiyor.) bir nebze olsun ilgi görmesiydi. Adamın gülümsemesi onun daha fazlasını istemesi, aşık olması için bir teşvik edici görevinde. Daha sonra gelen baba figürü ile bağlantısı ise bu takıntısını düzeltemiyor çünkü çoktan adamla arasındaki bağ, geri dönülemez bir boyuta ulaşıyor. Kısaca kitap boyunca distopik, kör, saf aşkı okuyoruz. Kitap bittiğindeyse kısaca bu aşkın ne kadar tehlikeli olabileceği çıkarımında bulunuyorum. Çocuğuyla her sene sevgilim dediği adamın doğum gününü kutlamasını ise "Çocuğum anlamını bilmese bile bu günü bir bayram gibi kutlamalı." gibi ifadelerle anlatıyor. Bu noktada kadının, onu anlaması önemli olmaksızın en azından bir kişinin desteklemesini istiyor çünkü içinde tuttuğu aşkı yüzünden bariz bir yanlızlık hâkim. 68. sayfada bir alçaklık yaptığından bahsetmekte. Sevgilisini bırakıp sevdiğinin peşinden koşuyor. Aşkının tehlikesine dikkat çeken ama daha çok aşkının boyutunu anlatmak için yazılmış bir kısım çünkü hayatının değerini onun yumuşak sözlerinden aşağı görüyor.
Aşk
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020266,5bin okunma
·
149 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yaptığı psikolojik tahlilleriyle Zweig'in müthiş kitaplarından biriydi ☀️🌌
Selen
Gönderi Sahibi
Evet kesinlikle katılıyorum ✨