Gönderi

Ataturk'un amacı kabaca dini yok etmek degil, dinin anlaşılmasını sağlayarak öncelikle din istismarını, dinin kullanılmasını önlemektir.
Sayfa 30·Kitabı okudu
··
111 Gösterim
42 Yorum
Tekke zaviye medrese gibi dinin eğitim kurumlarını kapatarak mı dini anlaşılır yapmış?
Hayır kardeşim. Bu gibi kurumların yanlış yönetim ve kullanımıyla dinin taraflı veya yanlış anlaşılmasını engellemek istemiştir. Eğer din karşıtı olsaydı Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığını kurmaz ve Elmalılı Hamdi Yazır a Kur' an' ı Türkçeye çevirme yetkisini vermezdi.
"Gökten indiği sanılan kitapların dogmaları" sözü örnek gösterilip durulmuş da durulmuş, halbuki ne kadar güzel söylemiş Atatürk. Bunu Atatürk'e laf olarak söyleyenler acaba hiç düşünmezler mi koskoca son meclis konuşmasında neden sadece 45 saniyelik bir video geziyor da öncesi ve devamı nerede diye düşünmüyorlar? Öncelikle o söz Kur'an'a değil Said Nursi'ye söylenmiştir hani o mehdi bozuntusunun gökten indiği sanılan, Kur'an'ın geldiği yerden gelmedir dediği Risale-i Nur diye şirk yumağı kitabı var ya Atatürk işte o mükemmel sözünü onun için söylemiştir. Bu arada Kur’an gökten inmemiştir, Kur’an Allah’tan bizlere bir ışık, bir ruh, bir nur olarak inmiştir. Kur’an gökten inmiş olsaydı Kur’an’da bu kitap Allah’tan indirildi değil hâşâ gökten indirildi denilirdi (Zumer Suresi 1. Ayet). Hem hani Allah’ın mekânı yoktu, gökten indirildi sözünü kabul ederek Allah’a neden ve nasıl mekan veriyorsunuz? Allah her yerdedir hatta bizlere şah damarımızdan bile daha yakındır (Kaf Suresi 16. Ayet).
Cevabınız için teşekkür ederim atladığım görmediğim ancak çarptırılan en büyük noktaya değinmişsiniz.
1 yanıtı göster
Bu yorum görüntülenemiyor
Osmanlı'nın kullandığı alfabe Kuran alfabesi değildir Hakan Bey. Bilindiği gibi Osmanlicada yalnızca Arapça değil Farsça da vardı. Yani Arap alfabesinden farklı olarak p, ç ve j harfleri de vardı. Ayrıca Kuran "anlaşılması için" Arapça inmiştir. 1928 yılında kadınların binde dördü, erkeklerin yüzde yedisi okuma yazma biliyordu yani yine kuran anlaşılmıyordu. Latin alfabesine geçişi neden bu kadar yadsıyorsunuz anlamıyorum. Biz Türkler tarihimiz boyunca 5 farklı alfabe kullandık. Osmanlının eski alfabeden farklı olarak Osmanlicayi kullanmak istemesi ne kadar doğalsa, Türkiyenin de yeni alfabeyle geçmesi o kadar doğaldır.
Kisacasi beni bir tek sen anladin sen de yanlis anladin olayi. Ataturk'u kimse sahsen tanimiyor degil mi? E bizde de imanölcer olmadigina gore Ataturk'un din anlayisini ancak Allah bilebilir. Sizlere onyargili olmak yerine iki link oneriyorum. google.com.tr/url?sa=t&source... Ali sarikoyuncu-ataturk ve din adamlari-diyanet yay google.com.tr/url?sa=t&source... Soylev orijinal-ataturk arastirma merkezi. Ben de ataturke karsi dini gorusunden oturu onyargiliydim.ama bu iki linkteki pdf leri inceledikten sonra onyargim degisti.elestirmeden once fikir sahibi ol.hayat felsefem. benim tek onderim ve rehberim kuran.ve onun gosterdigi kisi efendimiz.gecmisinde supheci olan biri icin gayet iyi onderler.
Kaynaklarınız için teşekkür ederim bende inceleyeceğim.
1 yanıtı göster
Reklam
"Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz." demiş Mustafa Kemal. Gökten indiği sanılan kitapların.. Nasıl dini yok etmek değil de, anlaşılmasını sağlamak oluyor bu??
Başlamadan ilk olarak şunu söylemeliyim ki kendimizden başka hiç kimsenin dini bizi ilgilendirmez. Onun dindar ve ya inanmıyor olması onun yaptıklarını yüceltmez ve ya degersizlestirmez. Başkasının dindarlığını tartışmak hiç kimsenin haddi değildir olamaz. Özellikle bu bize bağımsızlık kazandıran bir liderse kimseye söz hakkı doğmaz. Ama madem bir kesimin diline pelesenk oldu önümüze ısıtıp ısıtıp sunuluyor buyrun o halde. "Gökten indiği sanılan kitaplar" diyor. Burada direkt Kuran'a bir saldırı yok kitaplar demiş öyle değil mi? Hangi kitaplar? Ama kabul edelim ki Kuran olsun. Peki Kuran gökten mi indi? Bu durumda Allah gökte mi? Bizim inanışımıza göre Allah'ın zaman ve mekan kavramı yoktur, o bu kavramların çok üzerindedir. Demek ki Atatürk bu söyleminde Kuran'ı kast etmedi. Bu denli korkusuzca konuşabilen cesaretli biri Kuran'ı kast ediyor olsaydı başka kelimeler seçerdi. Atatürk konuşmalarını özenle hazırlayan bir liderdi. Vasiyetini hazırlarken bile yakınına bırakacağı yardımı belirtirken "vefatına kadar" kısmını "yaşadığı müddetçe" olarak değiştirmiştir. Bu ince ayrıma vasiyetinde bile dikkat eden biri sizce meclis açılış konuşmasını yaparken dikkat etmez mi? Dediğim gibi burda bahsedilen Kuran olamaz. Burda bahsedilen donmus, kalıplaşan, doğrusu ve ya yanlışı sorgulamadan kabul gören düşüncelerdir. Atatürk parti programının güncel, yaşamdan ilham alınarak hazırlanmış olduğunu anlatmaya çalışırken özellikle kendi ulusu tarafından dinsiz olarak yaftalanmasi ne kadar acı bir sonuç.
3 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.