Hafif bir kitap ama aynı zamanda ilişkilere ve hayata dair pek çok iyi tespit içeriyor. Üslup eğlenceli ve tek sahnelik karakterlere kadar her karaktere çok iyi hayat verilmiş, kitabın en iyi yanı bence karakterlerin işlenişiydi. İngiltere'de ırkçılığın ve Brexit'in etkisinin nasıl olduğuna bakış atmak da ilgi çekiciydi.
Lucy'nin kişiliğini, günlük hayattaki anlamsızlıklara eleştirisini başta kendime çok yakın ve sevilesi buldum ama "Nasılsın?" sorusunu bile yargılayan bakış açısı bir süre sonra rahatsız edici olmaya başladı. Ama tek yönlü yazılmadığı ve onu
zayıflıkları dahil her şekliyle gördüğümüz için zihnimde yer eden bir karakter oldu. Joseph'i ise pek umursayamadım. Bunda kitabın gençlere bakış açısının da etkisi var bence, Joseph de kitaptaki beklentiye uygun şekilde ülkenin geleceğini pek umursamıyor, günden güne yaşıyor, "öylesine takılıyor". Ama Lucy ile olan ilişkisi çok gerçekçiydi, bunun ona kattığı bir değer vardı. Kitabın sonu ucu açık bitiyor ve ben de açıkçası ilişkilerinin kaç sene daha devam edebileceğini tahmin edemiyorum, bir şekilde hayatta aradıklarını bulacaklarını düşünüyorum.