·126 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Ocak 2022 00:00 Evet, kitabın adı tam olarak böyle olmalıydı.
İmkansızlıkların yazarı Goethe'den imkansız ve ironik bir aşk öyküsü. Ama efendim aşk demek istemiyorum. Werther'in tutkusu veya kendi eliyle yazdığı bir sondu. Basma kalıp ahlak kurallarını çiğneyen, kendince yasalar koyan veya saplantılı tutkusunun içinde kaybolan bir genç . Hayatının baharı diyebileceğimiz yaşlarda sonunu göremediği bir bencil tutkunun içine sürüklenip gidiyor. Evli ve gayet mutlu olan bir kadına, Lotte'ye aşık! oluyor. Ben olaya aşk yönünden ziyade Werther'in asıl istediği şeyler yönünden baktım. Onun dediği olsun tutku onun tutkusu, başkasının olan benim olsun diyen bir karakter. İlk görüşte aşka inanmıyorum demiyorum ama ilk görüşte böyle çarpılmak böyle bağlanmak bana imkansız geliyor veya biraz mübalağa buluyorum. Olayın en üzücü yanı da tutkusunun gerçek olamayacağının farkına varamayıp ya benimsin ya kara toprağın! klişesine uyup kendisini bir hiç uğruna öldürmesiydi. İşte tam burada Werther'e çok sinirlendim. Böyle olmamalıydı erdemli bir tavır sergileyerek aşkını da tutkusunu da kalbine gömmeliydi. Hem kendisi için hem de maşuku için.
Ama olmadı. Goethe böyle uygun görüp böyle yazdı bize de okuyup yorumlamak düştü diyelim. Son olarak, gayet kısa bir klasik ve okunması gerekir elbette. Sevgilerimle...