·408 syf.····Okunma: 14 Şubat 2022 22:19 Katilbot Günlükleri'yle yakın zamanda tanışmıştım ve ilk 4 kitabın ardından 5.kitabını da kısa sürede okudum. Araya normalde fazla bir zaman girmemişti (galiba 2-3 hafta) ama Katilbot'umuzu gerçekten özlemişim.
Bu kitabımız neredeyse diğer 4 kitabın toplam sayısı kadar desem abartmış olmam, çünkü ilk 4 kitap ortalama 120 sayfa civarıyken, serinin 5.kitabı 407 sayfalık upuzun bir kurguydu.
GAT'la zaten önceki bölümlerde tanışmıştık ve bu zeki yapay zekayı gerçekten çok sevmiştim. Amena - Dr. Mensah'ın evlilik ortaklığından kızı ki bu evlilik ortaklığından pek hoşlanmış değilim - ile bu kitapta yolumuz kesişti ve biraz ergen olsa da onu da çok sevdim.
Kitap genel olarak önceki serüvenlerde olduğu gibi dolu dolu heyecan ve aksiyon sunuyor. Nitekim bu kez kitabı okurken biraz zorlandım. Bilimkurgu okumak biraz yorucu olabiliyor ama bu genelde kullanılan terimlere yabancı olmaktan kaynaklanıyor. Bu kitabı okurken, sanki yabancı dilde bir kitap okuyormuşum da her ne kadar kelimeleri algılasam da sanki kitabın yüzde 90ını anlamışım gibi geldi. Bu ara iş yoğunluğundan dolayı biraz beyin yorgunluğu hissetmemden kaynaklı da olabilir ama bazı yerleri okurken olaydan koptuğum ve anlayabilmek için çok kez geri döndüğüm kısımlar oldu.
Bir de burası SPOİLER olabilir, bu nedenle okumasanız iyi olur, Katilbot'un ilk kitaptan itibaren bize ısrarla söylediği ben cinsiyetsizim sözü vardı. Şöyle ki erkek görünümlü ama herhangi bir cinsiyeti olmayan bir GüvBirimdi. GAT ile olan ilişkisi de gayet dostça bir ilişkiydi ki Katilbot ısrarla dost olmadıklarını ve eskiden tanıdığı biri olduğunu söylemesini zaten yok sayıyorum, sinir olduğum nokta ikisi arasındaki ilişkinin, 'İlişki' olarak farklı bir algı yaratılmaya çalışılması oldu. Yani birbirine değer veren iki dost olamaz mı? Amena'nın bu 'İlişki' terimi üzerinde çok durması yok bebek yok şu bu gibi kelime oyunlarından pek hoşlanmadım. Belki de ima edilen gerçekten dostluk ilişkileriydi başta zaten bunun üstünde durmuşlardı ama sonlara doğru bence o ilişkiyi başka yöne çekmeye çalışmış yazar ya da bana öyle geldi.
Birde son bölümlerde karşımıza çıkan Üç var. Onun bakış açısından da bir kaç sayfa okumak çok keyifliydi. Umarım sonraki kitaplarda da onu görmeye devam ederiz. Ne yapacağını bilmeyen, öyle masum bir hali var ki gerçekten onu da çok sevdim.
Ve elbette Katilbot 2.0.
Yardımet Dosyaları'nı son bölümlere kadar anlamamıştım ve hatta niye tekrar ediyor, bu bölümleri neden koymuş gibi yazara kızıyordum ama son bölümlerde, amacını anladık. Yine de bence o bölümlere gerek var mıydı tartışılır.
Ve sonuç itibariyle, genel olarak kitap biraz yorucu olsa da güzeldi. Gerçekten çok sevdim. Katilbot hayranlarını gerçekten doyuracak uzunlukta bu kitabı ve tüm seriyi bilimkurgu severlere tavsiye ederim.