Giriş Yap
37 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Tesâdüften okuduğum bir kitap oldu. Zâten sayfa sayısı da az, o yüzden bir çırpıda okunabilir. Ama buna rağmen olduğundan daha fazla şey anlatmakta, ya da buna çalışıyor dersek, yeridir. William Blake'in adını daha önceden duymuştum, sonra izlediğim dizide de ondan alıntı yapılınca bir ara kitaplarına bakmayı garantiledim kendiliğimde. Kısmet bugünmüş. Kitapta, Akıl ve Din ön plana çekiliyor, Batı'nın büyük bir kısmı hıristiyan dinini kabul ettiğinden doğal olarak dine de hıristiyanlıktan yaklaşılmış. İsa Mesih'ten (doğruluğuna dair ispat olmayan) anılar, Cennet, Cehennem, Tanrı'ya adanmış bölümler - hepsi birbiriyle çelişki oluşturuyor. Yazar kendisi de çelişkinin farkına varmış olmalı ki, kitabın isminden bunu duymak zor değil. Akıl ve Din, Ruh ve Beden, Tanrı ve İblis gibi kavramlar karşılaştırılmış ve bâzen ise eşdeğer olduğu not edilmiş. Meselâ,
William Blake
Ruh ve Beden'in ayrı ayrı kavramlar olmasını kutsal kitapların hatası olarak görüyor. #156916258 Son 10 sayfa gibi
Emanuel Swedenborg
'a bayağı bir laf söylemiş, ki bu bir bakıma bende adını çektiğim diğer yazara karşı da merak uyandırdı. William Blake'e göre, Swedenborg Din'e sâdece Melekleri dinleyerek yaklaşıyor: "Şimdi şu yalın gerçeğe kulak verin: Swedenborg tek bir yeni hakikat yazmamıştır. Şimdi de bir diğerine: hep eski sahtekârlıkları yazmıştır. Ve şimdi de nedenini dinleyin. Sadece ve tümüyle dindar Meleklerle konuşmuş, dinden nefret eden İblisleri hiç dinlememiştir; zira kendini beğenmişliğiyle bunu beceremezdi." Acâba William Blake'te Swedenborg'a karşı bu kadar nefret uyandıran şey ne olmuş..? Bu soruya, sanarım sâdece ikinci yazardan da bir şeyler okuyarak yanıt bulmak mümkün. "Şimdi de bir başka basit gerçek: Mekanik yeteneklere sahip herhangi biri, Paracelsus ya da Jacob Behmen’in yazılarından, Swedenborg’unkilere eşdeğer on bin cilt üretebilir, Dante’nin ya da Shakespear’inkilerden ise, sınırsız sayıda." Bunlar bana fazla iddialı geldi. Yine de konunun tam derinine gitmeden bir şeyler söylemeği doğru bulmuyorum. William Blake'e dinsiz diyebilir miyiz? Gâliba hayır. Çünkü kitabı okuyan kesler, orada dini kötüleyen değil, daha çok Akıl'dan sonra bir yer tuttuğunu belirttiği ile karşılaşmışlardır. Peki dindar diyebilir miyiz? Gâliba yine hayır. Sınır tanımamak bu olsa gerek...
·
Şeytanın bacağını kırdık, bakalım devamı gelecek mi.