Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 18 Şubat 2022 17:33 Ülkemizde 1905-1905 Rus-Japon harbi ile alakalı yapılmış çok az çalışma yer alıyor. Hüseyin Hilmi Aladağ'ın bu çalışması, bu konuyla alakalı eksiği dolduracak türden.
Kitap toplamda üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde, Rus-Japon Harbi'nin çıkış sebepleri ve savaşın seyri; ikinci bölümde, II. Abdülhamid ve Osmanlı aydınlarının, Rus-Japon Savaşı'na bakışları; üçüncü bölümde ise Osmanlı basınının, Rus-Japon Harbi ile ilgili yayımları yer alıyor.
Kitapta savaş öncesi ve savaş sırasındaki duruma çok değinilmemiş; genellikle savaşla ilgili Osmanlı arşivinde yer alan belgelerde, savaş hakkındaki yorumlara yer verilmiş.
Hüseyin Hilmi Aladağ, her ne kadar bazı yerlerde önemli tespitler ileri sürse de; II. Abdülhamid, Jön Türkler ve II. Meşrutiyet meselelerinde biraz yanlı ve yanlış yorumlarda bulunmuştur. Aladağ'a göre; Osmanlı'da Meşrutiyet sisteminin yürürlüğe girmesi yanlıştı ve Jön Türkler her zaman yanlış politika yürütmüşlerdir.
Örnek verecek olursak; Aladağ, 1905 Rus Devrimi ve 1907 İran Devrimi'nin bir ardılı olan 1908 Devrimi ile ilgili, "Jön Türkler, ecnebi komşunun evinde her ne varsa, bizim eve, inançlarımıza, kültürümüze, görgü-geleneğimize uyar mı uymaz mı? İyi ya da kötü, faydalı ya da zararlı ayırt etmeden -biz de isteriz- diye yerlerde tepinip, aylayıp çığrışan henüz akli baliğ olmamış çocuklar gibi hareket etmemişlerdir." ifadesini kullanmıştır.
Doktor öğretim üyesi unvanlı bir kişinin, akademik bir eserde böyle bir üslup kullanması çok doğru değil. Tarihçilerin olaylara objektif bakabildiğine inanan birisi değilim. Antonio Gramsci'nin "Ben yaşıyorum, taraflıyım." sözünü her zaman doğru bulmuş birisiyim. Fakat bu tarz eserlerde, olabildiğince objektif olmaya çalışılmalı ve eleştiri yapılacaksa da bunun akademik bir üslupla yapılması gerekmektedir.
Uzak Doğu tarihi, 20. yüzyıl siyasi yapısı ve Rus Çarlığının son dönemini daha iyi anlamak açısından eser okunabilir.