Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 18 Şubat 2022 01:26 Nazım Hikmet’in kız kardeşi Samiye Hanım tarafından yazılan biyografik roman. Ölümünden on yıl sonra kaleme alınan bu kitap Nazım Hikmeti’ i yakından tanıyormuş gibi hissettirdi.
Hapishanede yazdığı mektuplardan kısa alıntılarla, sıcacık bir özlemle yazıldığı için okurken hüzünlendirdi. Özel hayatını ne kadar fazla bulsam da hayatına giren kadınlarda bıraktığı etkiyi çok merak ettim.
Nazım Hikmet’ in dayanma ve direnme üzerine kurulu bir felsefe benimsediğini görüyoruz. Hapishanede müfettişle arasında geçen konuşmasından ince zekasını ortaya koyduğu için hayran kaldım. Aşk adamı olan Nazım Hikmet, hapishanede Piraye’ye yazdığı şiirleri ile bunu belli etmiş. Hayatına giren kadınlardan ilham almak, şairliğinin gelişmesine katkı sağlamış.
Varlığı ve yokluğu görmüş, sıkıntılar çekmiş, asılması istenmiş ama sonra barış ödülleri almış bir yazar. Dünyaca tanınması ve eserlerinin çevrilmesine rağmen kendi ülkesinde yayınlanmaması hem kendisini hem ailesini üzmüş. Hayatının son aşkı olan Vera ile yaşadığı Moskova’da hayata veda etmiş. Yaşarken bedeni istenmediği gibi ölünce de naaşı topraklarımızda haksız yere istenmemiş.
Sonradan değeri bilindiği ve günümüzde bıraktığı eserleri olduğu için okumamız gerekir. Önce hayatını okudum ardından şiirlerini okuyacağım. Her yerde denk geldiğimiz sözlerin yazarı hakkında bilgi sahibi olmak için önce hayatının okunmasını tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim. Kız kardeşinin kitabı bitirdiği sözle;
“Hasretle...”