Rigaut henüz 20 yaşındayken karar vermiş intihar etmeye. Kendi deyimiyle “intiharı meslek edinmiş.” 10 yıl sonra da bir sabah kalbinden kendini vurmuş. Kalbinin yerini tam tutturmak için bir cetvel, tabancanın sesini boğmak için de bir yastık kullanmış. Ve yatağı kirlenmesin diye de muşamba yaymış…
İşte biz bu adamın tam olarak ‘sayıklamalarını’ okuyoruz. Birbirinden kopuk kopuk cümleler ve aforizmalar… Ölüme giden yolda, karaladığı satırların toplamı bu kitap. Herkes sever mi, benim kadar etkilenir mi bilmem ama ben çok etkilendim.
Kitabın ismi konusuna da değinmeden geçersem taş olurum. O nasıl güzel bir kitap ismi olmuş, hakkında hiçbir fikrim yokken bana kitabı aldırdı. Tebrik ediyor ve kitabı ilgilisine öneriyorum efenim!
* ”Hangi lağım beni kabul eder ki?”
*”Tanrı hırçınlaşıyor, imreniyor ölümlülüğüne insanoğlunun.”
*”Onun o canım sesini taşıyan telefon teli.”