Gönderi

yazarın okumakta olduğum ilk eseri
Puan vermedi·251 syf.··
2022 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2022 17:16
Şuan 100. Sayfa dayım. Kitabı bitirdikten sonra yazdığım bu yorumların tam tersi bir fikre kapıla bilirim. 1. parti günü - 2 gün öncesi - 2 gün sonrasını git gel yaparak anlatırken romanın akışında zaman akımını kullanaral daha merak uyandırıcı yapmak istemiş. Ama ortaya çıkar bir günlüğüm ilk 5 sayfasını karışık okumak gibi birşey. Kronolojik sıra ile yazmış olsa daha az irrite edici olurdu. 2. Edwin karakteri baskın anne , bozuk aile içi iletişimde büyüme , kendisini kanıtlama ve baştan tanıma gibi duygu durumları yaşayan bir karakter olarak lanse edilmiş olsa da hissettirdiği şey cinselliği yeni tanıyan bir insanın cinselliği ilk tanıdığı erkeğe saplantılı ruh hali. Hissettirdiği bu. 3.Eda karakterini , mesleği askerlik olan bir babanın disiplinli aile terbiyesinde yetişmiş olan bir kız çocuğu olarak gösterirken , bir erkekte fiziksel özellikleri değil zekayı seksi bulduğu şeklinde oluşturmak istese de , eda yakınında hep var olan yakın arkadaşı ve zeki olan rüzgarı hiç görmüyor ve ayrıca 8-10 yaş fark olan bir adama ilk görüşte aşık oluyor. Karakterler yaşadıkları zorluklarla olgunlaşmış olması gerekirken aksine çocuksu , cinsel dürtülerini kontrol edemeyen , güçsüz id ve süper ego dengesini sağlayamayan karakterler olarak görülüyor. * * * Kitabı bitirdikten sonra ki düşüncelerim İlk yazdığım düşüncelerim aynen devam ediyor hatta üzerine eklemeler var. Karakterler cinsel dürtülerini kontrol edemeyen bir kız, eksikliği tamamlanınca öz güven patlaması yaşayıp negatif yönde değişim yaşayan zeki bir genç, olgun seven olgun erkeklere aşık olan ve kendine yakın erkekleri beğenmeyen bir kız, babası ile yarışan narsist bencil bir erkek. Gizem ile alakalı kurguya ulaşmak için kitabın yarısından fazlasını oluşturan , yukarıda bahsettiğim karakterlerin çarpık ilişkilerini okumak zorundasınız. Sırların başlangıcı tesadüfen elde ediliyor, elden düşürülmesi, basılan zemin kırılıp ayağın içe geçmesi. Sırları çözmek diye birşey yok. Düşünme fikir yürütme tahminde bulunma gibi durumların kalitesi akasya durağı disizi Osman aha karakterinin "hafiyeliği" ile aynı kalitede. Dünya tarafından net olarak bilinemeyen ve ıspalanamayan gerçek, efsane,mit gibi belirsizlikleri romanın sonunda netleştirmek çok saçma. Gizem gizli olarak bırakılmalı ki tad ağızda kalsın.
İstanbul’un Kayıp MührüŞengül Boybaş · Küsurat Yayınları · 2022112 okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.