Devrim"in Arabaları vardı; bir elinde otomobil, diğer elinde uçak.
Devrim kimdi, bu arabaları yapmak cinayeti bile göze alacak kadar neden bu
denli önemliydi? Nedeni, Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda yaşanmış tarihi
bir olaya dayanıyordu. Bir yangın sonucunda yapılan bir tren yolculuğuna.
Atatürk"ün çağrısıyla o trene binen bir profesörün, bu yolculuktan yıllar sonra, o
kadının annesine verdiği iki oyuncak ve o oyuncaklara yüklenen bir hayal ile
başlamıştı her şey.
#kitapyorumu Atatürk döneminde kurulan hatta seri üretime de geçen,
ölümünden sonra ise kapatılan uçak fabrikaları ile 1960 Askeri Darbesinin ürünü
olan ancak seri üretiminin yaptırılmadığı otomobil emperyalizmin ülkemize
sayısız dayatmalarından sadece iki örnekti. Bu roman; emperyalizmin etkisine
nasıl girdiğimizi, nasıl aldatıldığımızı, Devrim"in Arabalarını neden hâlâ
yapamadığımızı bir aşk hikâyesi içerisinde anlatmaktadır.
Kitabın konusunu yazarın dilinin yalın ve anlaşılır oluşunu çok
sevdim.Yazarımız ara ara tekrarlara düşse de bir amaç uğruna aşkından
yaşamından vazgeçen Handan’ın hikayesi beni çok etkiledi. Hele finali ters
köşeydi resmen sarsıldım. Okumanızı tavsiye ederim.