(.....) Yaptığı işten ötürü ödüllendirilmeyi hak eden, ama buna asla ulaşamayacağa benzeyen o kadar çok insan var ki... Bunlara ne liyakat madalyası gelecektir, ne Pulitzer ödülü, ne Nobel ödülü... Ne de kalabalığın dikkati onların üzerine çekilecektir!
Nice mücadeleyle, fırtınalar, tartışmalar, kırık kalpler arasında çocuklarını başarıyla büyüten anne-babalara da ödül verilmelidir. O çocukların büyüme sancıları çektiği yıllarda aralarında geçenlere rağmen, yine de o çocukları bir şey beklemeden seven anne-babalara.
Bir ödül de, yıllarca kendilerinden verdikten sonra, çocuklarının gölgesinde yaşamayı reddeden, büyümeye devam eden, bağımsız olarak hevesle çalışan büyükanne ve büyükbabalara verilmelidir.
Hepimizin hayat kalitesini yüceltmeye içtenlikle çalışan siyasal liderlere de ödül verilmelidir.
Toplumumuzda yaşayan, mesleklerini icra ederken ideallerine bağlı kalan, becerilerini gururla, adanmışlıkla uygulayıp bizi daha sağduyulu, daha sağlıklı, daha iyi bir toplum olmaya götüren profesyonellere de ödül verilmelidir.
Mavi yakalı işçilerimiz de ödülün dışında kalmamalıdır. Kentlerimizi güvenli, temiz tutan, saat gibi işlemesini sağlayan bu insanların yaptıkları, o kadar normal kabul edilmektedir ki! Oysa o gündelik katkılar olmasa, her şey bir anda darmadağın olurdu.
Eğitimcilere de madalya vermek isterdim. Düşük maaşlarına, sınıfa girerken karşılaştıkları zor durumlara, üstelik toplum içinde gördükleri saygınlık noksanlığına rağmen, yıl be yıl gençlerimizi eğitmeye devam eden, çoğu zaman da başarılı olan eğitimcilerimize.
Bu arada, her daldaki araştırmacılara özellikle dikkati çekmek isterim. Zamanlarının çoğunu laboratuarda geçiren, mali desteği pek az olan, ya da hiç olmayan, sabırlı bir adanmışlıkla gizli sırları arayan... insanoğlunun hayatını daha iyileştirecek sırları arayan araştırmacılara.
Nice sanatçı, yazar, müzisyen, şarkıcı ve sahne insanı vardır. Bize getirdikleri o neşe ve sevinç dolu saatlerden, verdikleri ilhamdan ve güzellikten, yaratıcılıklarından ötürü hepsi madalya hak etmektedirler.
Toplumumuzu bütün bu insanlar ayakta tutmaktadır. Bunu takdir ettiğimizi de onlara göstermemiz gerekir.
(Sf.92-93)
.
Sayfa 92 - İnkılâp Kitabevi, 1989, Çeviren: Belkıs Çorakçı·Kitabı okudu