Kitabın hissettirdiği duygular inanılmazdı. Sanki ana karakterimiz olan Tierney karşıma oturmuş başından geçenleri bana direkt anlatıyormuş gibiydi. Bu durum duyguları birebir yaşamama sebep oldu.
Kitabın konusuna gelecek olursak bir kasabada kızlar 16 yaşına geldiklerinde kasabadan gönderiliyorlar. Erdem yıllarına… Bir yıl içerisinde bu genç kızların içlerindeki sihiri yok etmeleri gerekiyor. Kötü şartlar altında, aç, susuz ve savunmasız. Sonucun ne olacağı belirsiz. Eve dönebilecekler mi dönemeyecekler mi?
Tierney’i çok sevdim. Cesur, yürekli, savaşmayı göze almış bir karakter. Ryker canım Ryker böyle olmamalıydı diyorum. Tierney ile arasında olanlar çok güzeldi. Sevdiğim çiftler arasına girdi. Micheal’ın Tierney için yaptığı fedakarlıklar, Tierney’in çabalarının er ya da geç sonuç bulması, zor da olsa kızları kendine inandırabilmesi… Hepsi yerli yerindeydi.
Kitabın yorumunu burada bırakıyorum her ne kadar yazılacak çok şey olsa da. Çünkü hiç kimse Erdem Yılı hakkında konuşmuyor. YASAK.