Bir Osmanlı şehzadesi olan İsyan'ın içindeki devrimci ruhunu, gücünü anlatıyor. Dili çok akıcı, anlatımı da oldukça edebi geldi bana. İlk 50 sayfası biraz sıkıcı gelse de bir çok kitap gibi sonrasında içine çekiyor. Kan gölüne dönmüş orta doğu savaşının içinde "aşk" gibi güzel duyguların nasıl yaşandığını ve o savaş günlerine rağmen hayatın ne kadar güzelleştiğini görüyoruz. "aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. aylar da geçse, yıllar da geçse. hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir."
Aşk işte bir şekilde hayatı güzelleştiriyor :) sonunda psikolojik sorunlar yaşayıp babaannesinin kaderini yaşıyor ve bir tımarhaneye kapatılıyor kahramanımız. Ancak yine savaş onu kurtarıyor ve ordan çıkmayı başarıyor. Acaba diğerlerine ne oldu diye düşündüm sonunda. Bittiğinde de içimi hüzün kaplayan, kahramanın yokluğunu aratan kitapları çok seviyorum. Tavsiye ederim.