Ve belki de sen kitapları okuyarak, yaşadığına inanıyorsun!
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 21:12
Küçük kitapları sevmemin sebeplerinden biri de gereksiz büyüklüklere baş vurmamaları.küçük kitaplar hiç büyümezler hep aynı kalırlar.büyüdükçe bir şeylerin çirkinleştiğini biliyorum.. Küçük bir kaç hikayeden oluşuyor.sancılı bir varoluş sıkıntısı geçen bir gencin yaşamın anlamsızlığını,her şeyi,yarın için diyen insanların bu iki yüzlülüğünü gördükçe kendi içinde kendisini nasıl yok edebilecek düşüncesiyle içsel bir savaşın azabını çekiyor,intiharın bir uçurumdan atlamak,yada silahla kafasına sıkmak olmadığını.bu şeylerin insanın hayatını sevmediğiyle değil beğenmediğiyle alakalı.kafada kendini öldürmenin hazzı başka bir şey, hiç gelmemişsin hiç varolmamışsın evet bunu yapabilirim! “kendimi kafamda silerek yok edebilirim” bedenime ve yaşama ihtiyacım yok…sizin bu kaçan aynaya doğru koşuşunuza yalnızca şeytanlar güler! KİMSİN SEN Eğer yaşamım size böylesine gerekliyse," dedi, "onu size anlatmakta hiç güçlük çekmeyeceğim, tam anlamıyla yalın olduğu için daha da kolay olacak bu. Otuz beş yıl önce,hali vakti yerinde, dürüst, hakkında iyi düşünülen bir ana babadan doğdum. Babam memurdu, annemin düşük bir geliri vardı. Tek çocuktum, altı yaşımda okula başladım. On bir yaşımda ne çok ne az çalışarak ilkokulu bitirdim. On bir yaşımda ortaokula girdim, onaltımda liseye, on dokuz yaşımda üniversiteye gittim, yirmidördümde ne fazla zeka ne de umarsız bir aptallık belirtisi göstermeden mezun oldum. Mezun olunca babam demiryollarında bana iş buldu, nişanlımı tanıştırdı benimle. İşim günde sekiz saatimi alıyor, birazcık bellek, biraz da sabırdan başka bir şey gerektirmiyor. Maaşım her altı yılda bir kendiliğinden iki yüz liret artı-yor. 64 yaşıma geldiğimde, 3453 liret 62 kuruş geçecek ellime. Nişanlım bana uygundu, onunla bir yıl sonra evlendim. Aramızda hiçbir zaman gereksiz duygusallıklara yer olmadı. Haftada üç kez onu ziyarete gidiyordum, yılda iki kez de -yaş gününde ve bir de Noelde- iki armağan götürüyor, iki de öpücük veriyordum. Ondan iki çocuğum oldu; biri oğlan, biri kız. Oğlan on yaşında, mühendis olacak; kız dokuz yaşında, öğretmen olacak. Sakin bir yaşamım var, sarsıntısız, beklentisiz. Her sabah saat sekizde kalkarım, akşamın dokuzunda bir kahveye gider, yağmurdan, kardan, savaştan, bakanlıktan söz ederiz, dört iş arkadaşımla. İsteğinizi yerine getirdiğime göre, bırakın gideyim şimdi, çünkü eve on dakika geç kaldım.":)) Yazarı nerde gördüğümü bilmiyorum.güzel bir tesadüf olmuş papiniyle yolumuzun çakışması.papini sıkı bir Dostoyevski hayranı kitabında onun kitaplarından da alıntılar yapmış.içsel pisikolojiye baya yer vermiş:) Unutulmuş sevinçlerimin, gerçekleşmemiş düşlerimin, güçsüz isteklerimin, kendimin bile uyandırmaya korktuğum anılarım arasında ne senin ilgini çekebilir ki? Hayır, mümkün değil birinin beni sevmesi. Birinin benim için yaşamasını istemiyorum. Ben sevemem ve sevilemem. Bırak huzur içinde kalayım. Beni yalnız bırak. Artık bir şey hissetmek istemiyorum; kimseyi görmek istemiyorum. Giovanni Papini Beni Neden Seviyorsun?:)))
Kaçan AynaGiovanni Papini · Kırmızı Kedi Yayınları · 20161,639 okunma
··
278 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.