Puan vermedi·184 syf.····Okunma: 13 Mart 2022 07:01 Annelik içgüdüsünü ve dayattığı davranışları canlı tutmak anneliğin en büyük düşmanı mıdır, değil midir?
Sorusuyla başlayan kitapta kadinlara toplumda annelik kavrami üzerinden dayatılan bircok konuya ( emzirme ,evlilik,çalışma hayatı,çocuk bakımı) değinilmiştir.
Tarihin her aşamasında kadınların anne olma ve annelik görevleri noktalarında ne kadar çok dayatmalara maruz kaldığını yazar örneklerle açıklıyor.
"Anne olmayan bir kadın için meşru olan şey, çocuk ortaya çıktığında meşrutiyetini yitirir. Kendine ilişkin kaygılar yerini kendini unutmaya bırakır ve "her şeyi istiyorum" şiarı "ona he şeyi sunmalıyıma" dönüşür. Zevk için dünyaya bir çocuk getirme kararı verildiği zaman alacaktan çok borç konuşulur. " diyen yazar için annelik bir kadın için kendinden, zevklerinden vazgeçme olarak algılanıyor. Peki bu doğru mu? Tartışılır tabii. Eminim her kadının bu görüşe yaklaşımı kendi bakış açısına göre farklılık gösterecektir.
"...çocuğun gelmesi zaten kadının evde geçirdiği saatleri belirgin bir şekilde ağırlaştırır. Tam da bu sırada erkek baba olarak profesyonel hayatına daha fazla yatırım yapar." Yazarın bu tespitine sanırım birçok kadın onay verecektir. Çünkü birçok toplumda çocuk bakimi sadece annenin işi gibi düşünüldüğünden kadınların evde kendilerini hapsolmuş gibi düşünmeleri normaldir.
"Gönüllü kölelikten daha değerlisi yoktur. Annelik modelinde yaşanan bu devrim niteliğindeki değişiklik erkeklerin küçük parmaklarını bile oynamaları gerekmemistir. Erkek hakimiyetinin en iyi müttefiki, kendisine rağmen masum bebek olmuştur." Yazara göre doğan bebek anneyi eve mahkum ederken babanın hakimiyetine katkı sağlamaktadır.
Bunun gibi birçok altını çizdiğim noktalar var. Hepsini yazmam mümkün değil. Fakat genel olarak yazar kadınların annelik ve kadınlık kavramları arasındaki sıkışmışlığını anlatmaya çalışmış.
Kitap feminist okumalar yapacaklar için tavsiye edebileceğim bir kitap. Bunun dışında annelik ve kadınlık kavramlarını sorgulayanlar icin de tercih edilebilir.Ben okurken zevk aldım. Zaman zaman bu iki kavram arasında sıkışmış biri olarak uykumu açtı diyebilirim.