·80 syf.····Okunma: 19 Mart 2022 15:40 ÇİÇEK: bir çiftin dükkanı vardır. dükkanlarının yanına gıda dükkanı açılır. açılışta bir sürü çiçek gelir. baş karakter adam ise yan dükkana gidip hem hayırlı olsun der hem de çiçeklerden birini ister ve onlar da severek verir. adam çiçeği eve getirince karısı ile birlikte nereye koysak diye düşünürler. uzun düşünceler sonrası sehpanın üstünde karar verirler. ancak kadın yerini beğenmez ve değiştirir. nereye koyarsa koysun yarım saat güzel gelir ancak sonra yerini değiştirmek ister. adam ise yapraklarını sevmez ve birer birer koparır. bir gün kötü gelen bir yapraklarını koparır ancak diğer gün başka bir yaprak de güzel gelmez ve koparır. kadın yer değiştirerek adam da yerini değiştirerek çiçeği öldürürler.
KOMPARTIMAN: bir adam bir trende uyanır. etrafına bakınır, kitap okur, eşyalarını düzenler. o sırada tren durur. sonra bir anda neden burada olduğunu, buraya neden ve nasıl geldiğini, nereye gittiğini bilmediğini anlar ancak ilginç bir şekilde bunları umursamaz. kondktör yanından geçerken biz neredeyiz, tren neden durdu, tren ne zaman kalkacak diye sorar. kondktör ise senin karar vermeni bekliyoruz der. adam bu cevaba şaşırır ve ne kararı der. kondktör de herhangi bir karar işte der. adam tekrar kompartımanına dönüp bir daha gece yatarken dondurma yemeyeceğim gibi ilginç kararlar verir. tren ağır ağır kalkar ve yolculuğuna devam eder.
ISLIK: Turan adında bir çocuk vardır. yedi çocuklu bir ailenin en küçük ikinci çocuğudur. zaten en küçüğü de doğumda ölür. Turan ilkokula başladığında öğretmen yanına Behçet adında bir çocuğu oturtur. Turan ve Behçet zamanla çok yakın arkadaş olurlar. aralarından su sızmaz. daha sonra kendilerine bir ıslık melodisi yaparlar ve hep o ıslıkla birbirlerini çağırırlar. Behçet'in onlardan üç-dört yaş küçük bir kız kardeşi vardır. Turan bu kıza aşık olur. Behçet de bilir bunu ama ses etmez. Turan da ablasının ısrarlarına rağmen bunu kimseye söylemez. aradan yıllar geçer. yirmili yaşlara geldiklerinde işe başlarlar. işe giderken yine ıslık sesiyle birbirlerini çağırırlar. bir gün Behçet'in uzun ıslıklarına rağmen cevap gelmez. Turan'ın ablası da durumu farkedip Turan'ın odasına gider. Turan ateşler içinde yanmaktadır. ablası Behçet'e git doktor çağır der ancak yetişemezler ve Turan ölür. Turan'ın ölmesine rağmen ıslık sesi her gün devam eder. Turan'ın ailesi bu sesi Behçet'in çıkardığını sanıp Behçet'e kızarlar ve bari ölümüze saygın olsun bize acı çektirme derler. ancak Behçet yapmadığına yemin eder. bir gün Behçet ve ailesi Turan'ın ailesini ziyarete gider. o gece de ıslık sesleri kesilmez. yemekten sonra Behçet elini yıkamak için kalktığında kalp krizi geçirip ölür. ailesi daha sonra ıslık sesinin Turan'a ait olduğunu ve Behçet'i de yanına çağırdığını anlarlar.
Kitabın ilk üç hikayesinin konuları bu şekilde. ben kitapta sadece 5-6 hikayeyi sevdim. diğerlerinin amaçları biraz anlamsız geldi. belki siz okurken bazı hikayelerde kendinizi görebilirsiniz ️