İşgal edilen kentlerin karanlık yatak odalarında, yatak odalarının en sefillerinde Amaranta'yı bulmuş, yaralıların sargilarindaki kurumuş kan kokusunda Amaranta'yı algilamis, ölüm tehlikesinin bir anlık dehsetinde Amaranta'yı yaşamış her yerde,her zaman onu düşlemişti. Onu unutmak için ondan kaçmış; yalnızca uzaklara gitmekle yetinmeyip,silah arkadaşlarının gozukaralik diye adlandırdığı bir öfkeyle ileri atılmış, yine de Amaranta'nin hayalini savaşın pisliğine ne kadar bulamışsa, savaş da o kadar Amaranta'ya benzer olmuştu.
Sayfa 123 - seçkin selvi