Servet-i fünun döneminde sıkça karşılaştığımız yanlış batılılaşma örneğini bu kitapta da görmekteyiz. Yazarın dili akıcı, temizdir. Tariz sanatına başvurularak anlattığı olaylar yer yer eğlenceli olsa da yer yer de vurucu, düşündürücü cümleler içerir. Yazar kitaptaki her kahramana karakter analizi yaparak başlar. Bunun yanı sıra sokakta gezen, restoranda oturan, garson, komşu, polis vb. herkesi inceler. Bu bize toplumsal bakış açısı kazandırırken olayı çok boyutlu olarak idrak etmemize fırsat verir. Gelelim romanın içeriğine. Olay Şatırzade Şöhret Bey, Madam Pötiş ve cins(!) köpek olan Drol üzerinden cereyan eder. Avrupa meraklısı Şöhret Bey bir ortama girdiğinde tüm gözler onun üstüne çevrilsin diye elinden geleni yapar. Madam Pötiş ise yolunacak kaz bulunca işve cilve yapanlardandır. Parası olmadığı zamanlar Şöhret Bey'in yüzüne bakmaz. Zira kitabın sonunda ondan bahsetmeyişi bunun ispatıdır. Bu alafrangalığı benimseyen Şöhret Bey, onunla sadece parası için birlikte olan metresi ortamlarda salınırken olan gene Drol'a olur.