Kiera Cass kitaplarını ya çok seviyorsunuz ya da hiç sevmiyorsunuz arası pek olmuyor.Selection serisini okuyup Amerika'ya sinir olan biri olarak Hollis içinde çok güzel düşüncelerim olmadı açıkçası. Kitaplarında aşk üçgeni olmadan olmuyor,malesef sevmiyorum aşk üçgeni olunca bunda belki yoktur dedim ama malesef bunda da var .
Bir kraliçe adayı. Yakışıklı bir genç kral. Mükemmel bir eşleşme...yoksa öyle mi?
Kral Jameson, Leydi Hollis Brite'a aşkını ilan ettiğinde Hollis şok olur ve heyecanlanır. Ne de olsa Keresken Kalesi'nde büyümüş, soyluların diğer kızlarıyla birlikte kralın dikkatini çekmek için yarışıyor. Kalbini ele geçirmek bir rüyanın gerçekleşmesi gibi onun için.
Ancak Hollis kısa süre sonra bir krala aşık olmanın ve kraliçe olarak taç giymenin sandığı kadar mutlu olmayabileceğini anlar.
Komşu ülkeden gelen bir aile sığınma talebiyle geldiğinde ailenin mavi gözlü oğlu Silas ile Hollis arasında bir çekim oluşur. Mavi gözlü Silas diyorum kızımız sürekli Mavi gözüne dikkat çekiyor. Buna rağmen ikisi arasında öyle çok büyük bir aşk hissedemedim zaten fazla bir araya da gelemediler.
Benim ilgimi daha çok Hollis'in arkadaşı Delia çekti. Delia Hollis'den daha bilgili ama hep 2. sırada bunuda sürekli dile getiriyor zaten çok iyi bir arkadaşlıkları da yok.
Jameson'u sevdim mi sevmedim mi karar veremiyorum. Hoş zaten aşk üçgenlerini sevmediğim için Sevemedim karakterleri. Sadece sonu öyle bir bitti ki ne olacak 2. Kitap da diye okuyacağım.