Paulo coelho'nun okuduğum ilk eseri kesinlikle okunmaya değer bir kitap.
Paulo Coelho , bugün insan türünün çoğunluğunun yaşadığı en yaygın Psikolojik konuya değiniyor, monoton yaşamın neden olduğu depresyon. Paulo Coelho , bu kitapta monoton bir hayat yaşama sorununun ciddiyetini açıklıyor. Psikiyatristin Veronika üzerinde hayatını yeniden düşünmesini ve hayatını tekrar seviyormuş gibi hissetmesini sağlayan bir "yalan hilesi" kullanma şekli şaşırtıcıdı. Veronika Ölmek İstiyor , 20'li yaşlarda güzel bir kız olan Veronika'nın hayatının tekrarlayan sıkıcı rutini içinde intihar etmeye karar vermesi ve sonunda onu bir akıl hastanesine kapatmasının hikayesi etrafında dönen gerçekçi bir kurgu kitaptır.
Veronika hayatının sıkıcı, rutinden çıkmayan bir hayat olduğunu düşünüyor, artık hayatta yapmak istediği bir şey olmadığına karar vererek intihar girişiminde bulunuyor.
Söylesene: Hiç intihar etmeyi düşündün mü? Hiç mi? O halde okumaya yeltenme! Peki neden? Bir travma mı yaşadın? Bıçağı bileklerine geçirmeden veya soğukkanlı bir şekilde şah damarını kesmeden önce soğuğu hissettin mi? Ürpertiyi ensende alabildin mi? Yoksa bütün bunlara rağmen hayati zevkler, şaşalı geçici hevesler ve korku seni alıkoyup vaz mı geçirdi? İntihar mı etmek istiyordun, yoksa edebilmeyi mi? Hiçbiri mi, koca bir hayır mı? Yoksa ağlıyor musun?... İntihar etmek zeka işidir. Sıradan insanlar sıradan şekilde hayatlarına son verirler. Sanki hiç var olmamış gibi geldikleri gibi giderler. Kim bilir, belki böylesi daha iyidir... İyi olan ve bir o kadar spesifik olan sorgulamaktan kaçınmaktır. Hiçlik o kadar içe siner ki; basit olmak, bir hiç olmak, sessizliği kulak delercesine, hissedercesine paralar benliği. İnsan sorguladığı andan beri anlam arayışının boşluğa sürüklendiğini düşünür, evre oraya doğru sürüklenir. Tamamlanması ise uyku gibidir: üzerine gitmek tatlı, devam ettirmek kâbusun dozunu artırmaya sebebiyet verir.. Gözlerini açtığında kendini bir hastanede buluyor ve kitapta hastanede geçen yaklaşık bir haftalık süreç anlatılıyor. Kitabı okuduğumda içerisinin (akıl hastanesi) dışarıdan çok da farklı olmadığına ikna oldum. Normal olmak adına kendimizden vazgeçmenin bedeli oldukça ağır, bunu kitap bize çok güzel anlatmış. Normal olmak nedir, neden kendi olabilme cesareti olana deli deriz, neden içimizden geldiği gibi davranmaktan korkarız..
Veronika'nın da yaşam isteği ölümü baş ucunda hissedince canlanıyor. Hepimiz gibi.. Benim her gün okumak için sabırsızlanıp sayfalarını hızlı hızlı çevirdiğim, keyifle okuyup kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Herkese tavsiye edeceğim bir kitap.