Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 16 Nisan 2022 16:49 Distopya,distopya,distopyaa...
Nereye kadar bu distopyalar derken eskinin distopyası bizim gerçeğimiz olmuş. George Orwel 1984 demiş biz 2022 yaşıyoruz ve git gide tamamen kitaptakine dönüşüyoruz. Evet elimizdeki telefonlar,evimizin her odasındaki TV'ler,içi boşaltılan zevklerimiz, sürekli mekanikleşen insanlar,kolaylaştırsın diye evlerimize aldığımız robotlar... halbuki mutluluk belki bitmek tükenmek bilmeyen çamaşır serme esnasında söylenen bir şarkıda.. İşte bence, bunu hatırlatıyor yazar bize kitabında. Proleter olma, diye çabalarken hayatın küçük zevkleri kayboluyor,o kadar ki kahveyi bile karaborsadan bulmaya çalışıyorsun. Her gün içtiğin şey aslında ne kadar tatsızmış anlıyorsun.
İlk başta okurken sıkıldım,bırakmak istedim kitabı ama bir süre sonra kitap sardı. Daha sonra 2+2=5'in öğretim kısmında dişimi sıkarak okudum. Ama ne demek istiyor çok net aldım. Yani vazgeçmeyin okurken ve yaşadığımız hayatı sevelim. Ekranlardan uzaklaşıp (ki bunu söylerken ramazanda instagram detoksu yapıp hiç girmeyerek söylüyorum) hayatın gerçek zevklerini çıkaralım,dopamini ekrandan kaydırarak birkaç saniyelik almayalım da yediğimiz çikolatanın tadına vara vara yerken alalım. İçimizdeki duygusal güce ve inancımıza güvenip yaşayalım. Sarıldık mı sımsıkı sarılıp aktaralım sevgimizi. Coronanın esiri olmayalım da Rabbimizin kulu olarak özgürlüğümüzü bilelim.